TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/4
Browse
Browsing TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection by Department "İEÜ, İşletme Fakültesi, Ekonomi Bölümü"
Now showing 1 - 16 of 16
- Results Per Page
- Sort Options
Article Convergence in Income Inequality Across the Eu-15(2022) Demir, Caner; Cergibozan, Raif; Arı, Ali; Yetkiner, HakanThe purpose of this study is to examine whether there is convergence in income inequality across the European Union-15 (EU-15) member countries over the 1988-2017 period. The system-GMM estimations suggest a significant convergence process in income inequality between EU-15 countries, but at higher values of the Gini coefficient. This ‘unpleasant’ result may indicate the inefficiency of extensive EU social and developmental projects and programs aimed at reducing national and regional disparities. The estimates also show more rapid convergence between the EU-15 countries when the country-specific economic and political control variables are included. On the other hand, our results indicate that an increase in FDI inflows leads to higher income inequality within individual countries while in countries where political rights and civil liberties are well established, income inequality tends to be lower.Article Determinants of Energy Use in Turkish Manufacturing Industry: A Supply Side View(2024) Berk, İstemi; Yetkiner, HakanThis paper aims to assess the supply-side determinants of firm-level energy use. To this end, we first propose a model for a stylized economy using Solovian framework, in which the production function employs energy input, along with capital and labor. We show the full algebraic solution of the model at the steady-state and in the transitional period and derive the supply-side determinants of energy consumption. Then, using firm-level micro panel data on the Turkish manufacturing industry from 2009 to 2015, we test the proposed model with static and dynamic panel data estimators. Our empirical results suggest that the proposed model is consistent with Turkish manufacturing data. Out of the supply-side determinants, firms’ output/value-added and total factor productivity, as a proxy for technological progress, are found to be the most significant determinants of firm-level energy use. Estimations also reveal quite heterogenous effects of technology on energy use in different manufacturing subsectors. Hence, although promoting technological change in the manufacturing industry is, without a doubt, the most convenient way to reduce energy use, policymakers should develop sector-specific incentives to achieve this goal.Article Citation - WoS: 28Citation - Scopus: 27Financial Development Convergence: New Evidence for the Eu(Central Bank Republic Turkey, 2017) Kilinc, Dilara; Seven, Unal; Yetkiner, HakanThis paper aims to investigate whether the banking and stock market measures among European Union countries have been subject to a convergence process in order to verify whether the transition from the European Monetary System to the Single Currency in the last five decades have led to the integration of financial markets. We show that banking and stock market measures tend to converge across the EU over time, and the process is even improved by controlling for the quality of country level institutions and a range of macroeconomic variables. We conclude that there is a degree of success in the financial integration process of EU countries and therefore recommend that the EU accelerates financial integration to completion rather than to slowing the process. (C) 2017 Central Bank of The Republic of Turkey. Production and hosting by Elsevier B.V.Article Finansal Serbestleşme ve Firma Finansmanı(2011) Esen, Oğuz; Duman, AlperEkonomik büyümenin en önemli unsuru yatırımlar olduğu için firmaların yeterli, güvenilir ve düşük maliyetli finansman kaynaklarına kolayca ulaşabilmesi gerekir. Firmaların yatırımlar için gerekli fonları yaratırken karşılaştıkları en önemli sorun kredi kısıtlamalarıdır. Finansal serbestleşme bu sorunu aşmanın bir yolu olarak sunulmaktadır. Buna göre, finansal serbestlik politikaları ile finansal kısıtların azalacağı ya da ortadan kalkacağı böylece firmaların daha fazla yatırım yaparak ekonomik büyümeyi hızlandıracağı düşünülür. Ancak, bunun olabilmesi büyük ölçüde bu politikaların firma finansmanına etkisine bağlıdır. Bu çalışmada amacımız finansal serbestleşmenin gelişmekte olan ülkelerde ve özellikle Türkiye’de firmaların finansman yapısını ne ölçüde etkilediğini tartışmaktır. Son yirmi yıldaki veriler aracılığıyla finansal serbestleşmenin firma finansman yapısını teoriye uygun bir biçimde gerçekleşip gerçeklemediği tartışılmıştır. Türkiye ekonomisi açısından ulaşılan en önemli sonuç, finansal serbestleşme politikalarının firma finansman yapısını değiştirmediğidir.Article Further Results on "an Endogenous Growth Model With Embodied Energy-Saving Technical Change"(2008) Yetkiner, İ Hakan; Zon, Adriaan VanBu çalışmada, Romer (1990) çalışmasını modelin ara-mal sektörüne enerji-tasarruf eden teknik değişmeler içeren enerji kullanımını ekleyerek genişleten van Zon ve Yetkiner (2003) çalışmasına yenilenemeyen enerji sektörünü ekleyerek yeni sonuçlar elde ettik. Van Zon ve Yetkiner (2003) çalışmalarında dışsal değer olarak alınan enerji fiyatının büyüme oranının ekonomik büyüme oranını olumsuz yönde etkilendiğini göstermişlerdir. Bu çalışmada biz enerji fiyatının büyüme oranını modele yenilenemeyen enerji sektörünü ekleyerek içselleştirdik. Modeli kapatmamız karşılaştırmalı durağandurum analizleri yapmamıza olanak sağladı. Analizlerimiz gösterdi ki teknoloji parametreleri ekonomik büyümeyi desteklerken diğer parametreler olumsuz yönde etkilemektedir.Article Ibn Khaldun's Asabiyya for Social Cohesion(2012) Sümer, Beyza14. yüzyılda yaşamış olan meşhur tarihçi, ekonomist ve sosyolog Ibn Khaldun insan topluluklarının ekonomik, sosyal ve siyasi gelişimlerini sistematik olarak incelemiştir. Bu kapsamlı analizinde, büyük ölçekli bir arada yaşama arzusunun bazı insanlarda diğer insanlara göre daha fazla olmasının bir nedeni, bir faktörü olması gerektiğini öne sürmüştür. Büyük ve güçlü devletlerin ortaya çıkmasına neden olan bu faktöre asabiyya adını vermiştir. Ibn Khaldun bu kavramı klasik kullanımından ödünç almış ve buna yeni ve pozitif bir mana yüklemiştir. Asabiyyanın orijinal anlamı birbirlerine kan bağı ile bağlı insan grubu demektir. Bir bireyin kendini en yakın hissettiği grup, ortak atalarının da bulunduğu kendi kavmidir. Ibn Khaldun asabiyya kavramını yeniden değerlendirmeye almış, insan gruplarını sadece kan bağı ile birbirlerine bağlı olmaları bakımından değil fakat aynı grubun üyeleri olarak uzun ve sürekli bağlantı içinde olmaları bakımından değerlendirmiştir. Böylece asabiyya, grup bilinci, grup duygusu, dayanışma duygusu anlamını almıştır. Bu çalışmada Ibn Khaldun’un asabiyya kavramı incelenmiş ve Avrupa Birliği, Türkiye ve diğer siyasi oluşumlarda asabiyya kavramının sosyal kaynaşma için temel bir kavram olarak kullanılıp kullanılamayacağı sorgulanmıştırArticle Informality and Female Labor Income Share(2025) Töngür, Ünal; Elveren, Adem; Elgin, CeyhunBu çalışma kayıt dışı istihdam ile kadınların refahı arasındaki ilişkinin daha iyi anlaşılmasını sağlayacak özgün ampirik bulgular sunmaktadır. Kadınların formel sektördeki istihdam olanaklarına ulaşmalarını zorlaştıran bazı engeller olduğu için genellikle düşük verimlilik, kredi ve mesleki gelişim olanaklarına sınırlı erişim ve sosyal güvencesizlik ile özdeşleşen kayıt dışı sektörlere yönelme eğilimindedirler. 148 ülke ve 1991-2018 dönemini kapsayan kayıt dışı ekonomi ve kadınların emek geliri payı veri setlerini kullanarak, genel anlamda kayıtdışılık ile kadınların emek geliri payı arasında güçlü bir ilişki olduğunu ve bu ilişkinin farklı gelir grubundaki ülkelere ve kalkınma düzeyine göre belirgin bir şekilde farklılaştığını gösterdik. Bu iki değişken arasında genel olarak yüksek geliri grubu ülkelerde anlamlı ve tutarlı bir ilişki bulunmazken, bu korelasyonun düşük gelirli ülkelerde negatif ve orta gelirli ülkelerde pozitif olduğu görülmektedir.Article Intergenerational Transmission and the Impact of Mothers-In Law in the Turkish Labor Market: the Case of Izmir(2020) Eryar, Sıtkı Değer; Tekgüç, HasanThis paper examines the presence of intergenerational transmission in the Turkish labor market with respect to the association between labor market activity of women and work experience of their mothers-in-law. By utilizing a representative unique household labor force survey from İzmir, this study provides statistically significant results for the association above even after taking into account manysocioeconomic factors such as parental education and the household characteristics. Our major findings show that the presence of a working mother-in-law increases the probability of women’s labor force participation rate by 11 percentage points. Our results are robust when we use different dependent variables such as employment rate and being a regular employee in non-agricultural sector. The labor market experience of women’s own mothers turns out to affect rather indirectly through human capital investment for their daughters. The impact of working mothers-in-law on women’s labor market activity is not homogeneous across all educational categories. This association is particularly significant among women with lower educational attainment (at most 8 years of schooling).Article International Investors, Volatility, and Herd Behavior: Borsai̇stanbul, 2001-2016(2020) Akçaalan, Ezgi; Binatlı, Ayla Oğuş; Dindaroğlu, BurakWe study herding in Borsa Istanbul between 2001 and 2016, focusing on the effects of international investors and market volatility. Herding explains 31% of total variability in the cross sectional standard deviation of beta values, controlling for market fundamentals. We perform time-series analysis of a herding index and find that herding increases following increased trading by international investors, but falls with overall trading volume on the market. Herding rises in response to increased volatility, rather than leading to it, against previous arguments. Investors do not herd during economic crises, but following important events that raise political tension in the country.Article Is Production or Consumption the Determiner? Sources of Turkey’s Co2 Emissions Between 1990-2015 and Policy Implications(2021) Alkan, Ayla; Oğuş Binatlı, AylaTurkey’s CO2 emissions have been steadily increasing since the 1990s. Determining influences of socioeconomic factors behind thisincrease can help identify which sectors and what types of policies should be prioritized to go into action. This paper identifies themain contributors to CO2 emissions change within five-year intervals during 1990-2015 by adopting the Structural DecompositionAnalysis (SDA) method. The results show that CO2 emissions increase was driven by per capita expenditure and population factors,while emission coefficient factor had a reducing effect on emissions. As the production side factors fell pretty behind theconsumption side factors, net emissions were positive and the actual determiner in CO2 emissions was found as consumption. Themost contributing sectors were Electricity, Land Transportation and Mineral. Speeding up renewable energy investments andcontinuing energy efficiency measures, placing a carbon tax on electricity and oil consumption, promoting public transport and useof clean fuels and vehicles, slowing down construction and raising consumer awareness to change their consumption behavior,particularly to reduce demand for high emitting products and services should be the top priority policies.Article İzmir'de İş Ağları: Göçmenler Neden Farklı?(2016) Duman, Alper; Göksel, İdilBu çalışmanın amacı, ağ faktörünün iş bulma olasılığı üzerindeki etkisini araştırmaktır. Çalışmada İzmir Ekonomi Üniversitesi'nin İzmir Ticaret Odası, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) işbirliğinde yürüttüğü bir proje için TÜİK tarafından İzmir ili dahilinde hazırlanmış bir veri seti kullanılmıştır. Türkiye'nin en büyük üçüncü şehri olan İzmir, vasıflı ve vasıfsız göçmenlerce cazip bulunmuş ve tercih ettikleri duraklardan biri olmuştur. Göçmenlerin istihdama katılmadaki göreli başarıları ile kullandıkları iş arama kanalları arasında bir bağlantı bulunmaktadır. Bu çalışmada iş arama kanalları resmi/bireysel ve ağ şekilleri olarak ayrıştırılmıştır. Resmi/bireysel kanallar, iş eşleştirmesi için Türkiye İş Kurumu'na kaydolmayı, ilanları incelemeyi ve firmalara bireysel olarak başvurmayı içermektedir. Ağ şekli, iş yönlendirmesi ya da iş ile ilgili bilginin tanıdıklar ve akrabalar yoluyla yayılmasıdır. Göçmenlerin ağ kanallarını kullanmada bir karşılaştırmalı üstünlükten faydalandığı ve dahası bu ağ üstünlüğünün daha az eğitimli çalışanlar için daha güçlü olduğu bulunmuştur.Article A Remark on the Form of Accumulation Functions in Economic Growth Models(2012) Yetkiner, İ HakanBu çalışma ekonomik büyüme modellerinde değişkenin doğasının gerektirdiği doğru birikim denkleminin önemini göstermek için tasarlanmıştır. Ekonomik büyüme alanyazınında içsel büyüme modellerinin ortaya çıkmasından sonra birikim denklemlerinde, kuramsal olarak gerekiyor olsa bile, karşı-yönde hareket eden bir kuvvet daha çok ihmal edilmeye başlandı. Bu (yanlış) varsayım içsel büyüme elde etmek için en azından bir üretim faktöründe azalan marjinal verim kanununun ihmal edilmesi gerçeğine dayanıyordu. Ne var ki bu kural aşağıdaki potansiyel yanlış varsayıma yol açabilir: azalan marjinal verim doğru durağan durum dengesi sonucunu elde etmek için yeterlidir. Bu çalışmada, değişkenin doğası gereği gerekli iken, birikim denkleminde karşı-yönde hareket eden kuvveti ihmal etmenin, azalan verim kanunu sağlasın ya da sağlamasın, modelin sonuçlarını (yanıltıcı yönde) değiştirebileceğini iddia ediyoruz.Article Sürdürülebilirlik Raporlarının Kurumsal Marka Bakış Açısı İle Analizi: Arçelik Örneği(2019) Albayrak, Raif Serkan; Arslan, ZeynepÇalışmada, bir sürdürülebilirlik raporu örneği kullanılarak, kurumsal markakavramlarının sürdürülebilirlik unsurlarıyla nasıl ilişkilendirildiği tartışılmıştır.Araştırmanın kurumsal sürdürülebilirliğe ilişkin değişkenleri, BİST SürdürülebilirlikEndeksi’ne dâhil olma kriterlerini temel alan 54 adet unsurdan oluşmaktadır. Kurumsalmarkaya ilişkin değişkenler ise, Hatch ve Schultz’un (2003) vizyon, kültür ve imaj modelinitemel alan 51 adet unsurdan oluşmaktadır. Buna göre, Arçelik firmasının 2015 yılına aitkurumsal sürdürülebilirlik raporu, ilk adımda toplam 105 unsura göre kodlanarak tematikiçerik analizi yapılmış, bu analiz sonunda ortaya çıkan kavramlar arası yakınlık ilişkileriSemantik Ağ Analizi kullanılarak görselleştirilmiş ve kümeleme analizine tabii tutulmuştur.Analiz sonucunda 3 adet bulgu ortaya çıkmıştır. İlki; Arçelik’in sürdürülebilirlikraporunda, sürdürülebilirliğin ekonomik-sosyal boyutu ile çalışanları odak noktaya aldığı,sürdürülebilirliğin uygulamasını öncelikle onlar üzerinde gerçekleştirdiği ve çalışanlarvasıtasıyla diğer çoklu paydaşlara ulaşmakta olduğudur. İkincisi, sürdürülebilirliğinçevresel ve ekonomik boyutları ile müşteriler ve tedarikçilerin yakın ilişkidekullanılmasıdır. Sonuncusu, çalışanlar ve tedarikçiler arasında etik algı, müşterilere karşıise çevreye duyarlı imaj oluşturmanın amaçlandığıdır. Bu çalışmanın alan yazına iki katkısıbulunmaktadır. Birincisi, sürdürülebilirlik raporlarının önceden belirlenen birperspektiften (kurumsal marka) incelenmesi ve ikincisi kavram frekansları yerine analizdekavramlar arası ilişkilerin kullanılmasıdır.Article Türkiye Ekonomisinde İthalat Artışı: Bir Girdi-çıktı Analizi(2012) Duman, Alper; Özgüzer, Gül ErtanBu çalışma ihracatta aynı hızda bir artış olmadan ithalatta gözlemlenen dikkate değer artışı daha önceki çalışmalardan farklı olarak imalat sektörü haricindeki sektörleri de dikkate alarak açıklamayı amaçlamaktadır. 1998 ve 2002 Girdi-Çıktı tabloları kullanılarak, 12 sektör için ithalat bağımlılık oranları hesaplanmış ve "toptan ve parekende ticaret; motorlu taşıtların ve ev eşyalarının tamiri" sektörünün artan ithalat bağımlılığına ve dolayısıyla artan ithalata katkısnın imalat sektörünün katkısından daha büyük olduğu saptanmıştırArticle Türkiye'de Sendika Üyeliğinin Kamu ve Özel Sektördeki Ücretler Üzerindeki Etkileri(2016) Duman, Alper; Duman, AnılMakalede Türkiye'deki sendika ücret primi kamu ve özel sektör ayrımı yapılarak 2002 ve 2011 yılları için incelenmiştir. Sektörler arasında sendikaların ücretleri belirlemesi bakımından önemli farklar mevcuttur. Düşük sendikalaşma oranlarına rağmen Türkiye'de sendikalı işçilerin ücretleri sendikasız işçi ücretlerinden daha yüksek seviyelerdedir ve bu fark özel sektör için daha da belirgindir. OaxacaBlinder ayrıştırması yöntemi ile özel sektörde kamu sektörüne oranla beşeri sermayenin daha önemli olduğu bulunmuştur. Araştırmada şirket ve çalışan niteliklerinin ücret primlerindeki bu ayrışmada önemli rol oynadığına işaret edilmiştir. Buna rağmen, sendikalı olmak şirket ve çalışan nitelikleri kontrol edildikten sonra dahi her iki sektörde de ücretlerde belirgin bir iyileşme sağlamaktadır. Ayrıca, kamu sektöründe daha kurumsallaşmış ve sendika kapsamı dışındaki işçilere de uygulanabilecek ücret belirleme pratikleri vardır. Özel sektörde ise ücretler şirket düzeyinde ve ikili anlaşmalar ile belirlenmekte olduğu için sendikalı olmayan işçileri kapsaması düşük bir olasılıktır. JEL Sınıflaması: J31, J51Article Türkiye’nin İhracatının Yapısı ve Teşvik Politikaları(2020) Özgüzer, Gül ErtanÜrün portföyünü çeşitlendirebilen ve karmaşık ürünler üretip ihraç edebilecek kabiliyetler kümesi geliştiren ülkeler hızlı büyüyor ve ekonomileri kalkınıyor. Bu çalışmada karmaşıklık ve çeşitlilik kavramları merkeze alınarak Türkiye'nin 1995 ve 2015 yılları arasındaki ihracat kompozisyonundaki yapısal değişim ve bu değişimin Türkiye’de uygulanan teşvik politikalarıyla ilintisi incelenmektedir. Türkiye ihracatını karmaşıklığı yüksek seviyede olan ürünlere doğru çeşitlendirememiş ve dolayısıyla ihracat yapısını dönüştürememiştir. Bu başarısızlıkta Türkiye'nin 1995 yılından sonra seçici sektörel teşvik politikalarını terk etmesinin rolü vardır.

