TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/4
Browse
Browsing TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection by Issue Date
Now showing 1 - 20 of 1017
- Results Per Page
- Sort Options
Article From Company Wireless To State Radio(2004) Kocabaşoğlu, UygurBu makale, Türk radyo yayıncılığının tarihini, 1927 yılında radyonun yayına başlamasından 1964 yılında Türkiye Radyo Televizyon Kurumu'nun (TRT) kuruluşuna kadarki süre içersinde, radyonun Türkiye'nin siyasal ve sosyal yapısı üzerindeki etkilerini de göz önünde bulundurarak sunuyor. 1926'da bir özel anonim şirket olarak kurulan radyo 1936'da hükümet kararnamesiyle "devletleştirilmiştir." Yaklaşık 10 yıl gibi kısa bir süre içersinde büyük gelişmeler yaşanmış ve radyo alıcılarının sayısı 10,000'lerden 200,000'lere çıkmıştır. Bu durum hem savaş hem de 1937 tarihli Telsiz Yasası ile açıklanabilir. Radyo programlarının sayısı ve kalitesi artarken, içerikleri devletin emrinde resmi ideolojiyi yaymaya devam etmiştir. Her ne kadar radyo, kamusal bir kurum olarak tasarlanmış ve yürütülmüş olsa da, ne programların içeriği ne de seslendiği kesim toplumun genel çoğunluğuyla örtüşmüştür. Radyo, 1950'lerin ortasından 1960 Mayıs'ına kadar Demokrat Parti Hükümeti tarafından muhalefete karşı bir silah olarak kullanılmıştır. 1960 askeri darbesiyle birlikte devlet radyosunun kullanımına ilişkin yeni kanunlar ve düzenlemeler getirilmiş; 1964 yılında Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) oluşturulmuştur.Article Changing Patterns in Turkey-Eu Relations: From Eligibility To Candidacy and Beyond(2005) Kırışman, Armağan; Özen, ÇınarThis paper analyzes the changing patterns in the evolution of Turkey-EU relations. Turkey's long march to Europe has demonstrated three different patterns. 'Enduring association without accession', 'the reinforcing dynamics towards full-membership' and 'enduring association with an indefinite accession'. The first pattern includes the period from the establishment of association relations to the Helsinki Summit. Turkey was confirmed to be eligible for membership in this period. The second pattern starts with the period in Helsinki Summit, in which Turkey gained a candidacy status. The third pattern, enduring association with an indefinite accession, seems to describe the situation started with the accession negotiations. The third pattern determines the road-map for Turkey on the way to the EU. This paper argues that the third pattern can lead Turkey-EU relations to a great ambiguity. After evaluating historically the validity of these patterns in Turkey-EU relations and their link with the internal dynamics of the European integration process, the manuscript investigates the implications and impacts of these patterns for future Turkey-EU relations. This paper gives a special attention to the discussion of a 'privileged partnership' between Turkey and the EU.Article İdeolojik Temelli Çeviri Politikaları Bağlamında Eleştirel Söylem Çözümlemesi (esç): Bir Tahrifat (değiştirme) Örneği(2005) Kansu Yetkiner, NeslihanBu çalışma, Eleştirel Söylem Çözümlemesi (ESÇ)'nin metinlerarasılık ve söylem düzenine ilişkin çözümlemelerde ve özellikle politik etkenlerin bazı çeviri uygulamalarına yol açtığı kritik durumlarda çeviribilim çalışmalarına başarıyla uygulanabileceği önerisini getirmektedir. Bir metinde dilbilimsel araçların dizgesel kullanımı ve bu kullanımın altında yatan söylem dayanaklı anlamların çözümlenmesi ilk bakışta "yanlış çeviri" ya da " çeviri kaybı" gibi görünen kimi düzenlemelerin çeviri sürecini içine alan sosyopolitik ve ideolojik yapı, süreç, norm ve sınırlamaları simgeleyebileceğim göstermede yaralı olabilir. Bu makale bir aids kampanyası kitapçığının Hollandaca'dan Türkçe'ye çevirisinde tahrifat yoluyla kültürel değer yargıları ve inanışlarla oynanmasını ve bunların yeniden yapılandırılmasını incelemektedir. ESÇ, erek dildeki yeni metnin sadece basit bir tahrifatı değil, Hollanda kültüründeki "öteki" kavramının söylem dayanaklı yapısını aktarması açısından değerli bir altyapı oluşturmaktadır.Article Kafkas psychische welt und deren wirkung in seinen erzahlungen : ''Der jager gracchus '', '' Ein landarzt '' und '' Auf der galerie ''(2006) Mesbah, B.SevinçBu incelemenin amacı, Franz Kafka 'ın özgün yaşamının ve duygusal dünyasının yukarıda adı geçen anlatılarına ne denli yansıdığını araştırmak ve onları belirlemeye yardımcı olmaktır. Aşkın Yazın Eleştirisi (Werktranszendent) yöntemi ile yapılan bu incelemede yazarın yaşantısı, mektupları ve günlükleri araştırılmış ve onun dünya görüşünün ve ruh halinin anlatılardaki izlerinin belirlenmesine çalışılmıştır. Daha çocukluğunda, Darwin ve Haeckels'in Dünyanın Sırrı" üzerine yazmış oldukları yazıları okuyan Kafka, kırkbir yıl gibi çok kısa süren yaşamı boyunca çevresindeki olayları her zaman eleştirmiş ve bunları gerek tuttuğu günlüklerinde ve gerekse kızkardeşlerine ve arkadaşlarına yazdığı mektuplarda dile getirmiştir. Babasının otoritesi, okullardaki eğitimi, dini eğitimi ve çevresi, arkadaşlıkları ve aşkları onun kendine özgü ilginç bir yazar olmasına neden olmuştur. Kafka *nm oldukça hassas ve kırılgan bir kişiliği vardır. Bu aşırı duyarlılığı nedeniyle yaşamı boyunca hiçbir şeyle iç huzuru bulamamıştır. Bu üç anlatı, şifreler ve sembollerle örülmüş, gizemli ve bazen de tuhaf, kendine özgü, masalımsı, ama bir yazın türü olarak masal tanımına uymayan anlatılardır. Anlatıların bir ana fikri yoktur, sonları açıktır. Kafka, anlatılarında yabancılaşma tekniği (Verfremdung) kullanmış ve bu suretle okurun, anlatının akışından uzaklaşarak düşünmesini ve yorum yapmasını sağlamıştır. Kafka yapıtlarının okuru sarsmasını ve incitmesini istemiştir. Anlatılarında en çok kullandığı semboller yara (Wınde) ve pençerç (Fenster) dir. En çok kullandığı motifin ise ölüme özlem (Sehnsucht nach dem Sterben) olduğu görülmektedir. Sonuç olarak, Kafka'ın inişli çıkışlı duygusal dünyasının ve iç huzursuzluğunun anlatılarına da yansıdığı görülmüştür, anlatılar, onun gerçek dünyasının adeta bir izdüşümüdür. Kafka hakkında sayısız yazılar ve yorumlar vardır ve birçok yazar ve araştırmacı bu şifreleri ve sembolleri çözmeye çalışmış ve çalışmaktadır. Kafka 'ın yapıtları güncelliğini korumaktadır ve onların incelenmesi yazın araştırmalarına yeni görüşler kazandıracaktır.Article The Mrl Function of the K-Out System With Nonidentical Components in the System Level(2006) Gürler, Selma; Bayramoğlu, İsmihanA k-out-of-n system is working if at least k of its n components are operating. The system breaks down at the time of the (n-k+1) th component failure. Since all components start working at the same time, this approach leads to a kind of redundancy called active redundancy of n-k components. Important particular cases of k-out-of-n system are parallel and series systems corresponding to k=1 and k=n, respectively. In this paper, we consider the mean residual life (MRL) function of a parallel and k-out-of-n systems consisting of n components having independent and nonidentically distributed lifetimes. We provide new representations of the MRL function for such systems. The MRL functions of systems consisting of components having exponential and power distributed lifetimes are presented. Also we introduce a numerical example to study the effect of increasing the system level and various parameters on the mean residual life of the systems. Further, the relation between the mean residual life for the system and the mean residual life of its components is investigated.Article Üst Düzey Düşünme Becerilerini Geliştirmede Bilişsel Soruların Rolü(2006) Üstünlüoğlu, EvrimÜst düzey düşünmek; bilgiyi kullanmayı, karşılaşılan yeni durumlarla ilgili problemler çözmeyi, açıklama, sentez, analiz ve genelleme yapmayı, hipotezler geliştirmeyi, kısaca bilimsel yöntem becerilerini kullanmayı gerektirir. Günümüz dünyasında eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme, analitik düşünme, yansıtıcı düşünme ve probleme dayalı düşünme olarak da adlandırılan bu beceriler öğretme ve öğrenme sürecinde ikinci plana itilmişler ve daha çok alt düzey düşünme becerileri ön plana çıkarılmıştır. Oysaki sınıf içi süreçlerde kullanılan sorularla bu düşünce becerilerinin edinilmesi arasında doğrusal bir ilişki vardır. Soruların niteliği, üst düzeydüşünmenin kapılarını açar; çünkü nitelikli sorular düşünmeyi tetikler ve derinlemesine anlamayı sağlar. Bu çalışmada üst düzey düşünme becerileri ve bu becerileri geliştirmeye yönelik soru örnekleri hakkında bilgi verilmiş, bu sorula-rı yapılandırırken dikkat edilmesi gereken noktalar, alanda yapılan araştırma sonuçları da göz önüne alınarak özetlenmiştir.Article Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektöründe Ön Maliyet Tahminleme: Ege Bölgesindeki Konfeksiyon Firmalarına Yönelik Bir Araştırma(2006) Bulgun, Ender; Gündoğan, Arzu VuruşkanBu çalışmada, hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe birim ürüne ait maliyet bileşenleri incelenmiş ve bu bileşenlerin toplam ürün maliyetine ait yüzdelik değerleri grafiksel gösterimlerle ifade edilmiştir. Araştırmada, Ege bölgesindeki konfeksiyon işletmelerine uygulanan anket ile konfeksiyon firmalarında, birim maliyeti hesaplamaya yönelik, ön maliyet hesaplama sistemleri analiz edilmeye çalışılmıştır. Firma yetkililerinin, ön maliyet hesaplamalarının önemi hakkındaki görüşleri ve bu amaçla hazırlanacak olan bir programdan beklentileri değerlendirilmiştir. Anket sonuçlarında, firmaların ön maliyet hesaplarını çoğunlukla manuel olarak veya Microsoft Excel gibi formlar ile yaptıkları tespit edilmiş ve firmaların maliyet detaylarına ilişkin verileri arşivlemekte zorluk yaşadıkları belirlenmiştir.Article An Emprical Analysis of Turkish Credit Default Swaps(2006) Arslan, İlker; Baklacı, Hasan FehmiYurtdışı piyasalaradaki yaygın kullanımına rağmen, Türkiye'de kredi türev araçları için yeterli fınansal ve bilgi altyapısının oluşmaması nedeniyle Türk fınans kurumlarının birçoğu halen Kredi Temerrüt Swaplarini bilmemekte ya da kullanmamaktadır. Bu çalışma, Türk kredi temerrüt swaplarini farklı açılardan incelemektedir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar, 10 yıllık swap spreadlarinin aşırı değerli olduğunu ortaya koymaktadır. Bunun da temel nedeni olarak, mevcut Kredi Temerrüt Swap piyasalarının halen yeterli ölçüde likit olmaması gösterilebilir. Bunun yanında, Türkiye'nin mevcut borçlarına ilişkin temerrüte düşme olasılığı tahminlerinin vade yapısı incelendiğinde, Türkiye'nin gelecek beş sene içinde temerrüte düşme riskinin , özellikle tüm zamanlar için en kötü kriz senesi olarak kabul edilen 2001 yılı ile kıyaslandığında, nisbeten düşük olduğu görülmektedir.Article Culture-Bound Highlights From the Translation Process of a Poem by Nazım Hikmet(2007) Karakoç, Nihal YetkinBu çalışmada Nazım Hikmet tarafından yazılmış olan "Memleketimden İnsan Manzaraları" eserinin içinde 4. Bab'da bulunan "Türk Köylüsü" adlı şiirin çeviri süreci tartışılmaktadır. Eserden alınan şiir bir çok kültürel öğe içermekte olup, bunlar bu betimleyici makalede şiir çevirisinde dil-içi ve dil-dışı unsurlar çerçevesinde incelenmiştir. Amaç şiirin çeviri sürecinde belirlenen kültüre bağlı unsurlara yönelik genel (global) ve ifade bazındaki (local) stratejileri dilbilimsel bir analiz ile saptamak ve uygulamaktır.Research Project Vazospazm Gelişiminde Kapasitatif Kalsiyum Girişinin Farmakolojik ve Moleküler Yaklaşımlarla Kontrolü(2007) Kosova, Büket; Tosun, Metiner; Selli, Çiğdem; Eraç, Yasemin[Abstract Not Available]Article Beyin Temelli Öğretime Eleştirel Bir Yaklaşım(2007) Üstünoğlu, Evrim“Beyin Temelli Öğretim Modeli” 12 ilkesiyle eğitim ve öğretim dünyasında yerini almıştır: beyin pek çok işlevi aynı anda yapar, öğrenme fizyolojik bir olaydır, anlam arayışı içseldir, beyin kalıpları algılamaya planlanmıştır, duygu ve biliş birbirinden ayrlmaz, beyin parça ve bütünü aynı zamanda algılar, öğrenme hem odaklanmış hem de çevresel algılamayı gerektirir, öğrenme bilinç ve bilinçdışı süreç- leri kapsar, en az iki tür hafıza vardır, olgu ve beceriler doğal hafızada yapılandırıldığında en iyi anlama meydana gelir, öğrenme zihni zorlayan etkinliklerle artar, tehditle engellenir ve her beyin eşsizdir. “Beyin Temelli Öğretim”, bilgi edinimi ve hatırlanmasını en üst düzeye çıkarma iddiası ile çıkış yapmasına rağmen diğer yaklaşım ve kuramlarla olan benzerliği bu modelin özgünlüğü konusunda soru işaretleri yaratmıştır. Özgünlük sorununun yanı sıra Nörobilim alanındaki çalışmaların eğitim dünyasın- da nasıl kullanılması gerektiği de tartışmalar arasındadır. Özellikle öğretmenlerin alan çalışmalarını yeterince izlememesi ve modelin kullanımını tam olarak algılamamaları bir başka sakınca olarak belirtilmektedir. “Beyin Temelli Öğretim” zenginleştirilmiş öğretim ortamlarının kullanıldığı, öğrencilerin tehditten uzak, içsel güdülenmelerinin desteklendiği geliştirici bir rehberlik olarak kullanılabilir.Article DENİZ YOLUYLA TAŞIMADA YÜKÜN ZİYA VE HASARINDAN DOĞAN SINIRLI SORUMLUK(2007) Mineliler, Zeynep Demirçivi[Abstract Not Available]Article A New Epsilon-Local Dependence Measure and Dependence Maps(2007) Bayramoğlu, İsmihan; Üçer, H. BurcuIn the present work, we introduce a new local dependence function characterizing dependence structure between two random variables in an $varepsilon$-neighborhood of a particular point from the domain of underlying bivariate distribution and investigate its properties. As an example the local dependence function for Farlie-Gumbel-Morgenstern distribution is provided. Also, we construct dependence maps for some pairs of random variables. We use the estimator of local dependence function to construct the dependence map. Permutation test algorithm is applied for P=500 to obtain more accurate result in dependence map and also several examples are provided.Article Müşteri Odaklı Pazarlama Anlayışına Göre Değer Yaratma: Bir Model Olarak Değer İletim Sistemi(2007) Uzunoğlu, EbruGünümüzde bir firmanın varlığını sürdürmesi müşteri kazanabilmeye ve onu sadık kılabilmeye dayanmakta; bu da müşteri odaklı çalışmayı zorunlu kılmaktadır. Ancak sürekli ürün ve marka mesajları ile yüzleşen müşterileri kazanmak ya da mevcutlarla ilişkileri koruyabilmek kolay bir iş değildir. Günümüzün bilinçli tüketicisi, bir ürün/hizmet tercihinde sadece ihtiyacını gidermeyi değil, satın aldığı ürünün farkını, kendisine artı ne değer vereceğini bilmek istemektedir. Bu noktada yeni pazarlama yaklaşımı, tüketici gözünde “değer” olarak adlandırılan özelliği bulmayı, değeri ürününe katmayı ve bunu en iyi şekilde tüketiciye duyurmayı hedeflemektedir. Değer İletim Sistemi söz konusu müşteri değerinin değeri seçme, değeri sağlama ve değeri iletme üçlemesi ile nasıl yönetileceğini açıklamaya çalışan bir yaklaşımdır.Article KIDEM TAZMİNATI FONU TARTIŞMALARI IŞIĞINDA AVUSTURYA KIDEM TAZMİNATI REFORMU(2007) Limoncuoğlu, Siyami Alp[Abstract Not Available]Article İdeal Beden İmgesini Oluşturan Sosyal ve Kurumsal Faktörler ve Bu İdealin Bireyler Üzerindeki Etkileri(2008) Ati̇k, Deniz; Örten, TuğbaGünümüzde ideal beden imgesi tanımlanırken zayışık, uzun boy ve gençlik gibi kavramlar öne çıkmaktadır. Toplumda, birçok insanın bu ideal görüntülere sahip olmamasının sonucu olarak, bireylerde kendine güven eksikliği, yeme bozukluklarıyla ilgili hastalıklar, gereksiz estetik cerrahi gibi problemler ortaya çıkmıştır. İzmir’de yapılan bu araştırma ile hedefimiz, toplumsal bir sorun olma potansiyeli taşıyan bu konuda bilgimizi derinleştirmektir. Öncelikle tüketicilerin ideal beden imgeleri hakkındaki görüşleri araştırılmış ve bu ideallerin oluşumunu etkileyen çevresel faktörler incelenmiştir. Ayrıca, bu ideale sahip olmanın veya olamamanın bireyler üzerinde yaratabileceği etkilere bakılmıştır. Araştırma konusu tüketicilerin beden imgeleri hakkındaki düşünceleri, hisleri, arzuları veya endişeleri gibi derin duyguları incelemek olduğu için, katılımcıları kendilerini ifade etmekte özgür bırakan, ucu açık soruların sorulabileceği kalitatif yöntemler kullanılmış; İzmir’de 20-30 yaş arası kadın ve erkek katılımcılarla mülakatlar yapılmıştır. Bulgularda, bir taraftan medya, moda, müzik ve sinema endüstrileri gibi kurumsal faktörlerin, diğer taraftan ise aile, arkadaş, eş gibi sosyal faktörlerin bu güzellik mitinin oluşumunda etkili olduğu ortaya çıkmıştır. Özellikle moda ve kozmetik sektörleri ince ve genç mitinin oluşumunda büyük rol oynamıştır. Bu sektörler tüketicilere ait olmayı arzu ettikleri bir fantazi dünyası sunmaktadırlar. Moda dergileri ve defileleri ince ve genç kadın görüntüleriyle doludur. fiöhretli insanlar da bu etkileşimde büyük rol oynarlar. Filmlerde veya televizyon programlarında gördüğümüz ünlüler, sıradan insanların hayranlık duyduğu ideal beden ölçülerine sahiptirler. Sonuç olarak, bu ideale sahip olmak bireylerin kendilerine olan güvenini arttırırken, toplum içinde beğenilmelerini ve tercih edilmelerini sağladığı ortaya çıkmıştır. İlginç bir şekilde, çalışmanın sonuçları eğitim düzeyinin yüksek olmasının dış görünüme verilen değeri azaltmadığını göstermektedir.Article Kadının Fiziksel Çekiciliğinin Değerlendirilmesinde Bel-kalça-oranının Rolü: Göz-izleme Sistemi Verileri(2008) Çetinkaya, Seda Dural; Gülbetekin, Evrim; Çeti̇nkaya, HakanSunulan çalışma ile vücut ağırlığı ve bel-kalça oranının kadında fiziksel çekiciliğin değerlendirilmesindeki rolünün incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma örneklemi 18-22 yaşlarındaki 50 erkek ve 50 kadın, heteroseksüel katılımcıdan oluşmuştur. Farklı vücut ağırlığı ve bel-kalça oranına sahip toplam 12 kadını temsil edecek biçimde hazırlanmış üç boyutlu figürler erkek ve kadın katılımcılar tarafından çekicilik açısından öz-rapor tekniği ile değerlendirilmiştir. Değerlendirme sürecinde, katılımcıların figürleri inceleme biçimleri göz-izleme sistemi aracılığıyla kaydedilmiş, böylece katılımcıların rapor ettikleri çekicilik değerlendirmeleri görgül olarak test edilmiştir. Katılımcıların çekicilik raporlarına uygulanan Çok Boyutlu Ölçekleme (ÇBÖ) analizi, değerlendirmelerin vücut ağırlığından ziyade, bel-kalça oranı boyutu temelinde yapıldığına işaret etmiştir. ÇBÖ sonuçları, göz-izleme sisteminden elde edilen verilerle de desteklenmiştir. Öte yandan bulgular çekicilik değerlendirmeleri bakımından kadın ve erkek katılımcıların tercihlerinin farklılaştığına işaret etmektedir. Göz-izleme sistemi verileri, çekicilik tercihlerinde gözlenen söz konusu farklılığı açıklamaya yönelik destekleyici bulgular sağlamıştır. Bu farklılık bağlamında, bel-kalça oranının erkek için adaptif önemi evrimsel açıdan tartışılmıştır. Ek olarak, sunulan çalışmanın önemi, literatürde devam eden yöntemsel tartışma ve sorunlara çözümler üretmiş olması bakımından da değerlendirilmiştir.Article Gümrük Birliği'nin Sosyal Refahı Üzerine Etkileri(2008) Bulmuş, İsmailBu makalede, Türkiye ile Avrupa Birliği arasında gerçekleştirilen Gümrük Birliği 'nin sosyal refah etkileri kısmi denge analizi çerçevesinde incelenmiştir. Bir ilk adım olarak, Türkiye ithalatının fiyat değişmelerine duyarlılık derecesi tahmin edilmiştir: Bu amaçla yaptığımız regresyon analizi, Türkiye ithalatının, 1996-2003 döneminde, fiyatlara karşı (-0,56) çevresinde bir esneklik katsayısına sahip olduğunu göstermiştir. Bulduğumuz bu esneklik katsayısı, daha sonra, Gümrük Birliği sonucu, Türkiye ithalatında ortaya çıkan artışı ölçmede kullanılmıştır. Araştırmanın sayısal sonuçları; 2006 yılı için tüketicilerin refahında, 30 milyar dolar dolayında, GSMH'nin %7,33'üne eşdeğer bir artışın ortaya çıktığını göstermiştir. Artışa ilişkin bu sayı, hiç şüphesiz, üreticilerin ve kamunun karşı karşıya kaldıkları refah kayıplarını dikkate almamaktadır. Bu kayıplar göz önüne alındığında, sosyal refah artışı, GSMH'nin %0,88'i gibi oldukça mütevazı bir orana düşmektedir. Bununla beraber, bu sayı, Türk Lirası geçtiğimiz birkaç yılda aşırı değerlenmemiş olsaydı, 1,75 kat daha fazla olurdu. Sonuç olarak ifade etmek gerekirse, Gümrük Birliği, beklendiği ölçüde olmasa da, Türkiye ekonomisi üzerinde bir dizi olumlu etki yaratmıştır.Article Kurumsal İtibar Riski Yönetimi: Halkla İlişkilerin Rolü(2008) Öksüz, Burcu; Uzunoğlu, EbruGünümüzün küresel ortamında rekabetçi avantaj açısından kurumların sahip oldukları soyut değerler, somut değerlerden daha önemli hale gelmiştir. Kurumların sahip olduğu en önemli soyut değerlerin başında gelen itibar, kurumun paydaşları ile olan ilişkilerinde stratejik bir anlam ifade etmekte ve bu paydaşlar nezdinde farklılaşmada önemli bir rol üstlenmektedir. İtibar kurumun karşı karşıya kaldığı tüm risklerden etkilenmektedir. Bu doğrultuda kurumlar, sürekli değişik risklerin altında olan itibarlarını korumak için ileriye dönük stratejik bir bakış açısıyla kurumun tüm fonksiyonlarını kapsayan sistemli çalışmalar gerçekleştirmeli; kendilerine özgü bir kurumsal risk yönetim planı geliştirmelidir. Bu noktada kurumların halkla ilişkiler çabaları, kurumun paydaşları ile olan çift yönlü, tutarlı ve sürekli iletişim sağlama becerilerinden ötürü itibar riski yönetim sürecinin her aşamasında amaçların gerçekleştirilmesi açısından önemli bir rol üstlenmektedir. Bu çalışmada itibarın kurumlar açısından önemi, kurumsal itibar riski yönetimi ve bu sürecin etkin bir şekilde gerçekleştirilmesinde halkla ilişkilerin rolü irdelenmiştir.Article Türban Sorunu"nun Hukuksal Boyutu Anayasal Değişiklik Çözüm Olur Mu?(2008) Limoncuoğlu, Alp[Abstract Not Available]

