TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/4
Browse
Browsing TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection by Department "İEÜ, İletişim Fakültesi, Yeni Medya ve İletişim Bölümü"
Now showing 1 - 20 of 20
- Results Per Page
- Sort Options
Article 1946-1949 Dönemi Basınına Toplu Bakış*(2015) Akan, AysunTek Parti iktidarı boyunca siyasal iktidarın sıkı kontrolünde olan basın demokrasiye geçiş dönemi olarak adlandırılan 1946-1949 yıllarında, yasalarda yapılan değişiklerden dolayı rahatlamış ve yeni oluşan siyasal ortamda siyasal mücadelenin bir alanı haline gelmiştir. Anı- lan dönemde yayınlanmaya başlayan gazete ve dergilerin ağırlıklı olarak siyasal içerikli olması basının varolan siyasal çeşitliliği yansıtma konusunda etkili olduğunu göstermektedir. Ancak aynı dönemde sanat, edebiyat ve kültür ile ekonomi, ticari ve sanayi alanlarındaki yayınların sınırlılığı ülkenin sosyal, ekonomik ve kültürel gelişmişlik seviyesinin bir göstergesidir.Article The Communicability of Pleasure and the Pleasure of Communication: The “obligation” of Aesthetic Feeling in the Critique of the Power of Judgment(2024) Gürsoy, A. ÖzgürKant makes a puzzling claim in the Critique of the Power of Judgment concerning the connection between the feeling of pleasure occasioned by the appreciation of an object as beautiful and the universal communicability of this aesthetic feeling: on the one hand, he claims that this feeling is due to the free play of the faculties of imagination and understanding, and on the other hand, that it has its ground in the very communicability of this pleasure. The central argument of the present study is that it is possible to clarify the relation between the feeling of pleasure occasioned by the reflective judging of an object and the universal communica- bility Kant attributes to such a judging by grasping the demand for a ‘universality without concept’ claimed by a pure judgment of taste in terms of what appears to be a problematic relationship of grounding between the shareability of pure aesthetic feeling and the reflective activity of the mind. I will claim that this relationship can be rendered clearer by an explication of the ‘share’ of disinterestedness, purposiveness, and subjective universal validity claims in pure judgments of taste and brought together in the notion of a common sense (sensus communis). What thereby comes into view is an original orientation in the world that is presupposed by explicitly theoretical and practical judgments.Article Eleştiri ve Polemiğin Ötesinde: Çevrimiçi ve Dışı Kamusal Tartışmalar Üzerinden Bakım Etiğinin Sınırlarının Sorgulanması(2023) Gürsoy, Ali ÖzgürBu makale günümüzde çevrimiçi ve dışı kamusal iletişimin bakım etiğine dair sunduğu sınırları incelemektedir. Makalenin argümanı dört aşamadan oluşmaktadır. İlk olarak iki argümansal stil—kritik ve polemik— modernitede etkili olmuş iki etik teorisiyle ilişkilendirilmekte ve kendimizi bu terimlerin kurduğu kuramsal çerçeveye sıkıştırmanın oluşturduğu kavramsal salınımlar gösterilmektedir. İkinci olarak, bakım etiğinin bu salınımları aşmakta ümit verici kaynaklara sahip olduğu iddia edilmektedir. Üçüncü olarak, bu kaynakların merkezinde bakım etiğinin bağımlılık ve bağımsızlık arasındaki zıtlığı yeniden düşünmemizi sağlayan ve ahlak ile siyaset arasındaki sınırları sorgulayan argümanları konumlandırılmaktadır. Son olarak, bakım etiğinin karşılaştığı en önemli sınırın, genellikle iddia edildiğinin aksine evrensel normlar veya kesin standartlar sunamaması değil, günümüz siyasası yaşamını tanımlayan dissensus olarak anlaşmazlığı yeterince sorgulamaması olduğu iddia edilmektedir.Article Eleştiri ve Polemiğin Ötesinde: Çevrimiçi ve Dışı Kamusal Tartışmalar Üzerinden Bakım Etiğinin Sınırlarının Sorgulanması(2023) Gürsoy, Ali ÖzgürBu makale günümüzde çevrimiçi ve dışı kamusal iletişimin bakım etiğine dair sunduğu sınırları incelemektedir. Makalenin argümanı dört aşamadan oluşmaktadır. İlk olarak iki argümansal stil—kritik ve polemik— modernitede etkili olmuş iki etik teorisiyle ilişkilendirilmekte ve kendimizi bu terimlerin kurduğu kuramsal çerçeveye sıkıştırmanın oluşturduğu kavramsal salınımlar gösterilmektedir. İkinci olarak, bakım etiğinin bu salınımları aşmakta ümit verici kaynaklara sahip olduğu iddia edilmektedir. Üçüncü olarak, bu kaynakların merkezinde bakım etiğinin bağımlılık ve bağımsızlık arasındaki zıtlığı yeniden düşünmemizi sağlayan ve ahlak ile siyaset arasındaki sınırları sorgulayan argümanları konumlandırılmaktadır. Son olarak, bakım etiğinin karşılaştığı en önemli sınırın, genellikle iddia edildiğinin aksine evrensel normlar veya kesin standartlar sunamaması değil, günümüz siyasası yaşamını tanımlayan dissensus olarak anlaşmazlığı yeterince sorgulamaması olduğu iddia edilmektedir.Article From Company Wireless To State Radio(2004) Kocabaşoğlu, UygurBu makale, Türk radyo yayıncılığının tarihini, 1927 yılında radyonun yayına başlamasından 1964 yılında Türkiye Radyo Televizyon Kurumu'nun (TRT) kuruluşuna kadarki süre içersinde, radyonun Türkiye'nin siyasal ve sosyal yapısı üzerindeki etkilerini de göz önünde bulundurarak sunuyor. 1926'da bir özel anonim şirket olarak kurulan radyo 1936'da hükümet kararnamesiyle "devletleştirilmiştir." Yaklaşık 10 yıl gibi kısa bir süre içersinde büyük gelişmeler yaşanmış ve radyo alıcılarının sayısı 10,000'lerden 200,000'lere çıkmıştır. Bu durum hem savaş hem de 1937 tarihli Telsiz Yasası ile açıklanabilir. Radyo programlarının sayısı ve kalitesi artarken, içerikleri devletin emrinde resmi ideolojiyi yaymaya devam etmiştir. Her ne kadar radyo, kamusal bir kurum olarak tasarlanmış ve yürütülmüş olsa da, ne programların içeriği ne de seslendiği kesim toplumun genel çoğunluğuyla örtüşmüştür. Radyo, 1950'lerin ortasından 1960 Mayıs'ına kadar Demokrat Parti Hükümeti tarafından muhalefete karşı bir silah olarak kullanılmıştır. 1960 askeri darbesiyle birlikte devlet radyosunun kullanımına ilişkin yeni kanunlar ve düzenlemeler getirilmiş; 1964 yılında Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) oluşturulmuştur.Article Citation - WoS: 2From Life To Its Online School: an Analysis of Alain De Botton's 'the School of Life' as Strategy and Tactic(Marmara Univ, Fac Communication, 2020) Karanfil, Y Gökçen; Gürsoy, A. ÖzgürThrough a critical engagement with the literature on the conceptualizations of culture, this article focuses on the possibilities for empowerment and social agency that may be found in manifestations of everyday popular culture and the critiques of this approach that voice their oppressive nature. The article draws on Michel de Certeau's distinction between strategies and tactics, as qualified by Michel Foucault's use of the same conceptual pair, in order to develop a conceptual grid that emphasizes their imbrication or mutual conditioning. The key advantage offered by this grid is that it makes visible the inherently ambivalent nature of cultural products and the way in which constraining strategies and liberating tactical reversals are both made possible on the same shared site. It thus argues that popular cultural works may subvert the manipulative imperatives of the culture industry only from within a strategically structured social field. It thereby becomes possible to acknowledge the insights of the culture industry perspective of critical theory, while providing a more nuanced interpretation and evaluation of certain works of popular culture. The conceptual analysis is then applied to The School of Life (an online educational organization initiated by the popular author, philosopher, and entrepreneur Alain de Botton) both to offer an examination of this cultural artifact and to test the assumptions the theoretical framework developed.Article Hakikatin Ötesi, Berisi, Kendisi: “hakikat-ötesi” Kavramına Dair Eleştirel Bir Çözümleme(2021) Gürsoy, A. Özgür“Hakikat-ötesi”, güncel toplumsal gerçekliğimizin ne olduğuna ve bugün karşılaştığımız birçok sorununtasvirine dair tartışmalarda sıklıkla başvurulan bir kavrama dönüştü. Fakat yaygın tartışmalarda hakikatin neolduğu sorusuna dair garip bir sessizlik söz konusudur. Bu durum bir yere kadar anlaşılabilir, çünkü bu soruyumesele eden felsefe tarihinde genel uzlaşıya varılmış bir tanım yoktur. Fakat söz konusu sessizliğin bir riski,hakikati verili ve sadece bulunan bir şeymiş gibi varsayarak, bizleri savunması güç epistemoloji kuramlarınasığınmak zorunda bırakmak ve hakikat-ötesi dediğimiz durumun sebebini bir grup insanın cahilliğinde,aptallığında veya kötü niyetinde konumlandırmaktır. Bu çalışmanın amacı, hakikat-ötesi kavramının felsefi bireleştirisini denemektir. Gerekçe arayışını neyin tatmin edebileceğine dair temel bir sorunu içeren bir yapınınhatırlanması, kavramın kullanımlarının faydasına ve faydasızlığına ışık tutacaktır. Çalışmanın vardığı sonuç,hakikat-ötesi kavramının normatif ve betimsel düzlemlerde kaçınılmaz bir çift-anlamlılığı içerdiğidir. Hakikatötesi diyerek kavramsallaştırılmaya çalışılan toplumsal durumun tehlikesi, her şeyin tartışılır hale geldiğikuralsız bir görecilik değil, herhangi anlamlı bir tartışmayı imkânsız hale getiren toplumsal bir bölünmüşlük veçatışma halidir. Öyleyse kavramın felsefi bir eleştirisinin göstereceği ilginç sonuç, hakikat-ötesinde söz konusuedilmek istenen meselenin—en genel anlamıyla—siyasi oluşudur.Article Historical Action and Narrative in the Context of Historiography in Ricoeur and Ranciere(2024) Gürsoy, A. ÖzgürThe argument of this study is that a critical encounter between the ‘historiographical’ texts of Ricoeur and Rancière on the theme of historical action and narrative provides us with a fruitful approach to the political stakes of the act of writing history. More specifically, I claim that attention to how these two authors frame narrative agency in the construction of our identities in history reveals two points of salience that give orientation to our attitude toward history, namely, disruption and harmony. Framing history as a problem in this way makes visible the centrality of how to conceive agency within the two poles of modern existence: on the one hand, statistical regularities that govern behavior in the form of impersonal forces and, on the other, individual projects, the trajectories of which form a coherent life (and define autonomy for the subject). The merit of narrative history is to bridge these poles; but it thereby occludes the antagonisms characteristic of modernity. It is in order to make these visible that we need a disruptive attention to the way narratives are constructed retrospectively.Article Individual Spontaneity and the Possibility of Community in Mead’s Social Psychology(2024) Gürsoy, Ali ÖzgürThe central question of the present study is how to understand the spontaneity of the social self in George H. Mead’s account of the genesis and structure of the self. Its argument develops in three stages. First, I provide a brief discussion of the notion of the self in relation to social existence in Hegel in order to highlight some salient features that will prefigure some of the claims that Mead makes. Second, I discuss Mead’s theory in greater detail in order to emphasize the role of communication and ‘attitude-taking’ in the constitution of the self. These factors comprise what is particularly original in Mead’s account. Finally, I offer an evaluation of Mead’s key claims in the context of certain questions concerning the relationship between the individual and community. I think that Mead provides a sound scheme by means of which we can understand the constitution of the self as a social phenomenon and communities as dynamic systems susceptible to transformation in response to individual and/or group action, i.e., without reifying communities. However, the dynamics of social change, for the most part in terms of ‘adaptation’ in Mead’s account, needs some modification, if we want to understand those periods of social upheaval during which the continuity between the ‘old’ and the ‘new’ seems minimal.Article Kadınlar Dile Gelince: Kuzey Kıbrıs'tan Ev,kamusal Yaşam ve Kadınlık Halleri Üzerine Anlatılan(2011) Alankuş, Sevda; Aliefendioğlu, Hanife; Behçetoğulları, PembeBu makale Kıbrıslı kadınların modernite, çalışma hayatı, savaş ve yerinden edilme deneyim ve algılarının izlerini sürerek ve analiz ederek bir eksiği tamamlamayı amaçlamaktadır. Araştırmamız iki grup kadınla yapılan görüşmelere dayanmaktadır; a) İngiliz sömürge döneminde okula giden ve çalışan kadınlar; b) adadaki etnik çatışmalar sırasında evlerini kaybeden ve yerlerinden edilen kadınlar. Bizler Kıbrıs'ta modernitenin Helen, Osmanlı/Türk ve ingiliz kaynaklarından beslenen zemini sorgulanmadan yazılmayacağına inanıyoruz. Bu çalışma, Kıbrıslı kadınların bakış açısından onların anlatılarını sunar ve analiz ederken tarihin yeniden yazımında teorik ve metodolojik bir zemin olarak kabul edilen sözlü tarihi kullanır.Article Marshall Plan Films and Documentaries: a Meditation on Origin of Communication for Development in Turkey(Ankara Univ, Fac Communication, 2021) Akin, AltugConcerned with exploiting communication tools for development purposes, Communication for Development was born in the specific context of post-World War II years as an implementation area or practice, prior to its establishment as an academic research domain. The same era coincidences with implementation of Marshall Plan, which included Turkey among its beneficiary countries. Marshall Plan and its communication, with a specific focus on the films in/about Turkey, constitute the core to the study, which aims to contribute to the limited literature on Marshall Plan communication in Turkey and the history of Communication for Development in Turkey. Underlying impulses of the Plan, its implication, the communication strategies and methods utilized throughout the Plan and films are studied, while the Marshall Plan films about Turkey are contextualized in the modernization paradigm-dominated period of communication for development practice and research.Article Medya ve Diyaspora: Türkiye'de Ulusaşırı Yayıncılığın Dinamikleri(2011) Karanfil, Yüksel GökçenBu makale Türkiye’de ulusaşırı yayıncılığın dinamiklerini tartışmayı amaçlamaktadır. Tartışma iki ana başlık altındadüzenlenmiştir. İlk bölümde ulusaşırı kitle iletişim süreçlerinin dünya genelinde sosyal, ekonomik ve tarihsel arka planıoluşturulmaya çalışılmış ve Türkiye özelinde ulusaşırı yayıncılığın bu süreçlere nasıl eklemlendiği incelenmiştir. Makaleninikinci bölümünde ise Türkiye özelinde ulusaşırı yayıncılığın üretim süreçleri ele alınmıştır. Bir diğer deyişle Türkiye’den ulusaşırıyayın yapan medya kuruluşlarının hedef izleyicilerini nasıl kurguladıkları sorusuna cevap aranmıştır. Makalenin amacı, Türkiyeözelinde ulusaşırı yayıncılık olgusunun genel bir fotoğrafını yayıncılık perspektifinden çekmeye çalışmaktır. Bunun için, temelolarak kurumsal analizlerden ve üst düzey medya çalışanları ile yapılmış görüşmelerden faydalanılmıştır.Article Mektuplarla Yeni Tarih Yazımının Doğuşu: Annales Okulu'nun Kuruluş Sosyolojisi(2015) Özgören Kınlı, İremAnnales okulu'nun kurucuları Lucien Febvre ve March Bloch'un Annales d'histoire économique et sociale dergisinin kuruluş yıllarındaki (1928-1933) birbirleriyle olan yazışmaları bu yazının başlıca konusunu oluşturmaktadır. Bu makalenin amacı, yeni bir tarih yazım yaklaşı- mı geliştirme sürecinde bu yazışmaların öneminin ortaya konmasıdır. Derginin ilk sayılarının yayınlandığı sosyo-ekonomik ve siyasi konjonktürü daha iyi yorumlayabilmek adına, ilk bölüm Annales okulun kurucularının kişisel yazışmalarının analizine ayrılmıştır. İkinci bö- lümde, Annales'in içeriğini geliştirme, onu tanıtım faaliyetleri ve süreçte ortaya çıkan problemlere ilişkin yazışmalar, bu entelektüel hareketin tarihsel altyapısının analizini yapmak için incelenecektir.Article Özgünlük ve Direniş Hikâyeleri: Popüler Müzikte Protesto Potansiyeli(2014) Way, Lyndon; Süer, Cansu1980’li yıllardan itibaren Türkiye siyasetinde baskın olan siyasal partiler nasıl tanımlandıklarına bakılmaksızın neo-liberal ekonomi politikalarını benimsemiştir. Bu ekonomik program 2002 yılından bu yana iktidarda bulunan Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) zamanında oldukça büyük bir ivme kazanmıştır. Ayrıca medya ve siyaset arasındaki yakın ilişkilerden dolayı hükümet söylemlerinin çoğu medyada yansıtılırken, protestolar da susturulmuştur. Pop müzik de gerek içeriği ve performansı, gerekse dağıtım ve yayınlanması açısından sıkı bir kontrol altında tutulmakta ve dolayısıyla istisna olmaksızın söz edilen medya unsurları arasında yerini almaktadır. Buna rağmen, bazı müzik videoları hükümet politikalarını eleştirmekten kaçınmamıştır. Bu çalışma, Mor ve Ötesi’nin Şirket adlı klibini görsel öğeler, şarkı sözleri ve ses özelliklerine göre değerlendirerek grubun neo-liberalizmi eleştirme biçimini açığa çıkarmayı amaçlamıştır.Article Siyasal İletişim Sürecinde Sosyal Medya ve Türkiye'de 2011 Genel Seçimlerinde Twitter Kullanımı(2014) Doğu, Burak; Binark, Mutlu; Bayraktutan, Günseli; İslamoğlu, Gözde; Aydemir, Aslı Telli; Çomu, TuğrulYeni medya uygulamalarından olan sosyal medya ortamlarınıngerek Türkiye'de gerek dünyada çok sayıda kullanıcısı bulunmaktadır. İnternet üzerinden kullanıcılarla doğrudan etkileşime girme olanağı tanıyan bu uygulamalar, seçim dönemlerinde de adaylar ve/veya partili kullanıcılar tarafından sıklıklakullanılmaktadır. Daha geniş yönetim yeteneğine sahip oldukları kişisel veya kurumsal resmi web sitelerinden farklı olarak,kendilerinin de birer kullanıcı olduğu sosyal medya ortamlarında, aday ve/veya partili kullanıcıların seçmenlerle kurdukları ilişkiler ve Twitter örneğinde sosyal medya kullanım pratikleri bu çalışmanın temel konusunu oluşturmaktadır. Bu amaçla, Twitter ortamında yer alan partili kullanıcılar ve parti liderlerinin hesapları Türkiye'deki 2011 Genel Seçimi döneminde incelenmiş, aday ve/veya partili kullanıcıların Twitterhesapları ve Twitter'daki tweetleri (gönderileri) ile ilgili olarakiçerik çözümlemesi bulguları değerlendirilmiştirBook Review Siyasetin Yeni Hali Vaka-i Sosyal Medya: Seçimden Seçime, Gezi Direnişi'nden Hükümet Cemaat Çatışmasına(2015) Akın, Altuğ[Abstract Not Available]Research Project Sosyal Medya Ortamlarının Siyasal İletişim Uygulamaları Açısından İncelenmesi: Türkiye'de 2011 Genel Seçimlerinde Facebook ve Twitter'in Siyasi Partiler ve Liderler Tarafından Kullanılması(2013) Bayraktutan, Günseli; Aydemir, Aslı Telli; Doğu, Burak; İslamoğlu, Gözde; Çomu, Tuğrul; Binark, Mutlu[Abstract Not Available]Article Sosyal Medyada 2011 Genel Seçimleri: Nicel - Nitel Arayüzey İncelemesi(2012) İslamoğlu, Gözde; Bayraktutan, Günseli; Doğu, Burak; Telli, Aslı Aydemir; Çomu, Tuğrul; Binark, Ferruh MutluBu çalışma “Sosyal Medya Ortamlarının Siyasal İletişim Uygulamaları Açısından İncelenmesi: Türkiye’de 2011 Genel Seçimlerinde Facebook ve Twitter’ın Siyasi Parti ve Liderler Tarafından Kullanılması” adlı TÜBİTAK destekli (Kasım 2011-Kasım 2012) araştırma projesi kapsamında kullanılan nicel ve nitel arayüzey incelemesi üzerine metodolojik bir değerlendirme içermektedir. Araştırma projesinde Web 2.0’ın demokratik katılım kaynaklı yurttaşlık kültürünün gelişmesine katkıda bulunduğu varsayımdan hareketle, sosyal medya ortamlarından Facebook ve Twitter’ın, Türkiye’de siyasi partiler ve liderleri tarafından 2011 Genel Seçimleri’ndeki kullanım pratiği incelenmektedir. Sosyal medya arayüzeyinde siyasi partilerin ve liderlerinin iletileri ile seçmenlerin/yurttaşların e-tartışması arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmada, bu amaçla, Facebook ve Twitter’daki siyasi parti ve liderlerin resmi hesaplarını incelemek üzere nicel ve nitel içerik çözümlemesi için araştırma ekibi tarafından teknik bir şablon geliştirilmiştir. Bu çalışmada, yukarıda kısaca tanıtılan projenin kuramsal çerçevesi temelinde, sosyal medya ortamlarına yönelik (bu örnekte Facebook ve Twitter) nicel-nitel içerik çözümlemesiyle ilgili arayüzey incelemesi araştırma yöntem ve teknikleri kapsamında tartışılacaktır. Bu nedenle, çalışmada ilk olarak, araştırma ekibinin “Facebook ve Twitter’da nicel ve nitel içerik çözümlemesi nasıl yapılır, nasıl yapılmalıdır?” tartışması ve bu araştırma için kullanılan kodlama cetvelinin biçimlendirilmesi süreci sunulacaktır. İkinci olarak, kodlama cetvelinin uygulandığı 2011 Genel Seçimlerinde siyasi parti ve liderlerin kullandığı Facebook hesaplarına ait duvarlar ile Twitter gönderilerinden bazı örnekler sunularak, veri tabanının oluşturulması süreci aktarılacaktır. Son olarak, siyasal iletişim ve yeni medya çalışmaları arakesitinde, yeni medya kullanımını incelemeye yönelik araştırma teknik ve araçlarının geliştirilmesi çabası tartışmaya ve değerlendirmeye açılacaktır. Bu tartışmanın kendisinin doğrudan yeni medya çalışmalarında arayüzey üzerine yapılacak saha çalışmalarına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.Article Veri Haberciliği: Demokratik Medya İçin Olanaklar(2015) Doğu, BurakVeri haberciliğini demokratik medya perspektifinden ele alan bu çalışma, verinin gazetecilikle ilişkisinde ortaya çıkan konulara dair genel bir çerçeve sunmaktadır. Bu çerçeve, verinin mesleki yönelimler üzerindeki etkisinden medyanın kurumsal yapılanmasına, haber üretim süreçlerindeki dönüşümden açık veri politikalarına uzanan geniş bir alanı kapsamaktadır. Veri haberciliği, verinin kamu yararına kullanımında gazetecinin rolüne odaklanırken, haberin ne olduğunu ya da ne olması gerektiğini de sorgulamakta ve önerdiği yöntemlerle geleneksel gazetecilikten ayrılmaktadır. Bu düzlemde, çalışmada ilk olarak büyük veri kavramının gazetecilik alanına nasıl intikal ettiği üzerinde durulmakta ve verinin veri haberciliğindeki yeri tayin edilmektedir. Veri haberciliğinin evrimine yön veren gelişmelere de bu noktada değinilmektedir. İkinci adımda, veri haberciliğinin mesleki yönelimler üzerindeki etkisi konu alınmaktadır. Burada medya kurumları, medya sektöründe hizmet veren firmalar ve sivil oluşumlar gözlenmekte ve gazeteci kimliğindeki değişime gönderme yapılmaktadır. Üçüncü adımda, veri haberciliğinin demokratik medya için sağladığı olanaklar, açık veri tartışmaları etrafında değerlendirilmektedir. Bu yönde haber üretiminde kaynakların, araçların ve yöntemlerin demokratikleşmesiyle yaşanan değişim incelenmektedir. Son olarak, uygulama süreçlerini tasvir etmek üzere veri haberciliğinin üretim aşamaları sıralanmakta ve uygulamadaki potansiyel risklere yer verilmektedir. Çalışmanın, bu genel çerçevede, gazeteciliğin Türkiyedeki yönelimine referans oluşturacak bir perspektif sunması öngörülmektedirArticle Yaşamın Çevrimiçi Okulu: Alain de Botton’un ‘The School Of Life’ Oluşumunun Strateji ve Taktik Olarak Analizi(2020) Gürsoy, A. Özgür; Karanfil, GokcenBu çalışma genel olarak popüler kültürün iktidar, direniş ve öznellik gibi olgulara olanak tanıyan bir alan yaratma potansiyelini ve bu potansiyelin varlığına dair eleştirel yaklaşımları tartışmaya açmaktadır. Çalışmada, Michel de Certeau ve Michel Foucault’nun “strateji” ve “taktik” kavramlarını birbirlerine yakın ama farklı şekilde tanımlamalarından faydalanılarak, popüler kültüre dair iki temel yaklaşımın örtüşme noktaları tespit edilmeye çalışılmıştır. Makale, bu iki kavramın popüler kültür çalışmalarında analitik bir araç olarak kullanımının, yani strateji ve taktiklerin birbirini karşılıklı koşullayışının, şu durumu görünür kıldığını ileri sürmektedir: Kültürel ürünlerin esasen çift-değerli oluşları ve sınırlayıcı stratejiler ile özgürleştirici tersine dönüşlerin aynı zemini paylaştıklarını. Öyleyse popüler kültürel ürünlerin kültür endüstrisinin baskısına karşı kullanımı ancak stratejilerin yapılandırdığı bir mekânın içinden mümkün olacaktır. Çalışmanın ampirik boyutunu bir popüler kültür figürü olan Alain de Botton’un kurduğu The School of Life isimli kişisel gelişim oluşumunun analizi oluşturmaktadır. Makale söz konusu organizasyonun özellikle YouTube kanalını ve çevrimiçi satış mecrasını, belirtilen kuramsal çerçeve içinde inceleyerek, The School of Life’ın (ve benzer kişisel gelişim organizasyonlarının) bir analizini sunmaktadır.

