TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/4

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 43
  • Article
    Uluslararası Andlaşmalar ve Özel Hukuk Sözleşmelerinin Emredici Kurallar Üzerinden Bir Kesişme Noktası: Enstitü Yük Klozları (A) Madde 5.1 Örneği Üzerine Bir İnceleme
    (2026) Katıman, Esra
    Andlaşmalar, devletlerarası ve devletlerle uluslararası örgütler arası ilişkilerde uygulanan hukukun başlıca kaynakları arasında yer alır. Tanımı gereği, uluslararası hukukun asli süjeleri arasında yazılı olarak yapılan ve uluslararası hukuka tabi tutulan metinler olan andlaşmalar zaman zaman özel hukuk kişilerinin işlemlerinin hukuki çerçevesine de etki eder. Uluslararası niteliği olsa da özel hukuk kişileri arasında yapılmış olduğu için “andlaşma olmayan” yazılı anlaşmalar ise kural olarak, özel hukuk kişileri için hüküm ifade eder ve bu ilişkiye de özel hukuk kuralları uygulanır ancak hukuki rejimlerinde iki yönlü istisna devam eder; bir yandan, uluslararası andlaşmanın konuları içinde olması bir özel hukuk sözleşmesini uluslararası kamu hukukun normatif çerçevesine dahil ederken diğer yandan, bu anlaşmaların özel hukuk niteliği devletin kamu düzenine ilişkin ulusal kuralları aracılığıyla bu anlaşmalara müdahalesine de engel oluşturmaz. Yabancılık unsurları taşıyan uluslararası ticaret hukukunun konusunu oluşturan özel hukuk nitelikli bir anlaşma, bir devletin ulusal nitelikli kamu düzeni kuralları ve emredici kurallar aracılığıyla sınırlandırılabilir. Bu bağlamda, ulusal özel hukuka tabi sözleşmelerin atıf yapabildiği Enstitü Yük Klozları (Institute Cargo Clauses) metni dikkat çekici bir örnek oluşturur.
  • Article
    İnteraktif Eğitim Yoluyla Çevre Bilincinin Geliştirilmesi: Mobil Kent Modülünün Tasarımı ve Uygulanması
    (2026) Kılıç, Didem Kan; Albayrak-kutlay, Yasemin
    Bu sosyal sorumluluk projesi, olumlu sosyal ve çevresel dönüşümü desteklemeye yönelik tasarım odaklı çözümler geliştirmektedir. Ekolojik sosyal hizmet ve sosyal adalet perspektiflerine dayanan çalışma, İzmir’de dezavantajlı mahallelerde yaşayan çocuklar ile kamusal alanlarda, özellikle okullarda geri dönüşüm ve daha geniş çevre sorunlarına ilişkin farkındalığı artırmayı amaçlamaktadır. Proje, tasarım sürecine disiplinler arası bir bakış açısı sunarak, dezavantajlı mahallelerdeki topluluğun ihtiyaçlarını belirlemek ve içgörü toplamak için ortak tasarım yaklaşımını kullanmıştır. Çocuklardan oluşan bir odak grupla gerçekleştirilen atölye çalışması bulgularına dayanarak, şehir içinde dolaşacak ve topluluğun ihtiyaç ve hayallerine göre etkinliklere ev sahipliği yapacak mobil bir kentsel modül tasarlanmıştır. “OYUN” konsepti bu sosyal sorumluluk projesinin merkezi yönünü oluşturdu; bu nedenle İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) öğrencileri, çocuklar ve paydaşlarla -İzmir Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve İzmir Ticaret Odası (İZTO)- mobil kent modülünün grafik kimlik, hizmet-sistem stratejisi, iç tasarım ve ürün tasarımı gibi çeşitli yönlerini tasarlamak için işbirliği yaptı. Çocukların kendi eğitim hayatlarında birincil aktör olmaları ve kendilerini etkileyen durum ve kararlarda seslerini yükseltmeleri gerektiğine inanıyoruz.
  • Article
    Evaluation of High Sensitive C-Reactive Protein Levels in Patients with Polycystic Ovary Syndrome
    (2025) Topaloglu, Caner; Topaloglu, Tamer; Kanbaş, Cansu Önal; Okan, Taha
    INTRODUCTION: The aim of this study was to investigate high sensitive C-reactive protein (hsCRP) levels in patients with polycystic ovary syndrome (PCOS) without insulin resistance (IR) and metabolic syndrome (MS). METHODS: This retrospective study involved 90 patients aged 18–35 years who applied to a tertiary clinic between March 2022 and December 2023. A total of 45 PCOS patients without IR and MS and 45 healthy women were enrolled in the study. All participants underwent medical history review, clinical physical examination, gynecological ultrasonographic evaluation, and laboratory testing. Laboratory screening tests included measurements of follicle-stimulating hormone (FSH), luteinizing hormone (LH), total testosterone (T), free testosterone, sex hormone-binding globulin (SHBG), dehydroepiandrosterone sulfate (DHEAS), and low-density lipoprotein (LDL), which is a cardiovascular risk factor. Normal insulin sensitivity was defined on the basis of fasting serum glucose, fasting insulin level, serum insulin response to the oral glucose tolerance test, and the homeostatic model of insulin resistance. hsCRP levels were evaluated using the enzyme-linked immunosorbent assay (ELISA) technique. RESULTS: There were no significant differences between the groups in terms of age, systolic and diastolic blood pressure, FSH, LH, free T, total T, DHEAS, or SHBG. PCOS patients had increased hsCRP, waist-to-hip ratio (WHR), body mass index (BMI), and LDL levels compared to the control group. hsCRP was positively correlated with WHR, BMI, and LDL. A strong correlation was found between hsCRP and PCOS. DISCUSSION AND CONCLUSION: Elevated hsCRP is associated with cardiovascular risk factors in PCOS patients without IR and MS.
  • Article
    Constructing Turkic Identity in the International Relations of the Turkic States
    (2026) Mikail, Elnur Hasan; Çora, Hakan; Ramazanov, Sahıb
    This article examines the construction and utilization of Turkic identity in the international relations of the Turkic states in the post-Soviet era. Building on the insights of constructivist International Relations (IR) theory, it argues that identity, far from being an abstract cultural legacy, has become a practical tool for diplomacy, regional cooperation, and geopolitical positioning. The study focuses on the activities of key institutions, including the Organization of Turkic States (OTS), TÜRKSOY, and educational initiatives such as the Orhun Exchange Program, which collectively serve to institutionalize cultural affinity and transform it into social capital. Methodologically, the research employs qualitative discourse analysis, examining summit declarations, treaties, and policy documents, supplemented by secondary scholarship, in order to trace how identity narratives are articulated and operationalized. The findings reveal that Turkic identity plays three interrelated roles: it fosters cultural solidarity across diverse national contexts, operates as a form of soft power in diplomacy, and provides a strategic framework for balancing external pressures from great powers such as Russia and China. Yet, significant variation exists among member states. Türkiye emphasizes leadership by invoking historical continuity and cultural centrality, while Central Asian republics adopt a more pragmatic stance, engaging in Turkic identity projects selectively to safeguard sovereignty and pursue multi-vectoral foreign policies. By situating Turkic identity within broader debates on constructivism, soft power, and regionalism, the article contributes to IR scholarship and highlights the implications of identity-based diplomacy for the evolving geopolitics of Eurasia.
  • Article
    (Re)Framing the Institutional Stance in Political and Non-Political Narratives in Turkish News: The Case of Euronews
    (2026) Şener, Olcay
    This article analyses Euronews’ institutional stance through the (re)framing of political and non-political news narratives. Thus, a corpus of 100 English and Turkish news pairs was compiled: 50 pairs of news headlines and decks related to refugees and asylum seekers within the political news context, and 50 pairs related to travel stories within a non-political news context. Drawing on Mona Baker’s narrative theory, more specifically, selective appropriation as a framing strategy, this study adopts a mixed-method approach, incorporating both qualitative and quantitative analyses to examine how the institutional stance is reconstructed in the target texts. The results revealed shifts from a negative to a more neutral stance in the translations of political headlines and decks, as well as in travel news headlines. Interestingly, the travel news decks shifted from a predominantly negative to a more positive stance. These findings highlight the interplay between shifts in stance and the broader contextual factors.
  • Article
    The Freedom of Expression of Employees and Its Limitations - a Comparative Approach
    (2025) Sur, Ayşe Melda
    Bu makalede Türk yargı kararlarında çalışanın ifade özgürlüğü konusunda gelişen temel eğilimler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ortaya koyduğu bazı ölçütler ve Fransız hukuku ile karşılaştırılarak değerlendirilmeye çalışılmaktadır. Anayasa Mahkemesinin temel yaklaşımına göre, işyeri yönetimi ve iş koşullarına dair yapılan eleştirilere işverenin katlanması gerekmektedir. Çalışana uygulanan yaptırımın ağırlığı da önemlidir ve birçok kararda işten çıkarma aşırı bir yaptırım olarak değerlendirilmektedir. AİHM içtihadında toplumun genelini ilgilendiren ve siyasî konularda ifade özgürlüğüne üstünlük tanınacağı vurgulanmasına karşın, politik görüşlerin ifadesi ülkemizde hâlen özel durum ve zamanın koşullarına bağlı hassas bir alandır. Bütün hâllerde adil bir yargılama gereklerine uygun biçimde, yaratılan olumsuz etkinin mahkemelerce dikkatle incelenmek suretiyle sonuca varılması gerekmektedir.
  • Article
    Suçta Tekerrür Kurumunun “Tehlikeli Suçlu” Olgusuna Yaklaşımındaki Eksiklik Ve Ortaya Çıkardığı Sorunlar
    (2025-12-31) Basbüyük, Isa; Özbek, Veli Özer
    TCK m.58’de tekerrür, önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra, yeni bir suç işleyen hükümlünün tehlikelilik halini esas alan ve suçun infazını etkileyen bir güvenlik tedbiri olarak düzenlenmiştir. Mükerrirlere özgü infaz rejimi, hem koşullu salıverilme için infaz kurumunda geçirilmesi gereken süreyi uzatmakta hem de hapis cezası ile adli para cezasının seçimlik olarak düzenlendiği suçlarda, adli para cezasına hükmedilmesine engel olmaktadır. Haliyle, hükümlü sadece ikinci defa suç işlemesi nedeniyle, ilk defa suç işleyenlere nazaran daha ağır bir yaptırım sistemiyle karşılaşmaktadır. Hükümlü hakkında ağır sonuçlar doğuran tekerrür halinin tektip genel koşullara tabi olması ve hükmü veren mahkemeye taktir hakkı tanımaması, bir taraftan uygulamada birtakım eşitsizliklere ve tutarlı olmayan işleyişe yol açmakta, diğer taraftan tekerrür kurumunu bir prosedür hale getirip ceza hukukunun gerçek tehlikelilikle mücadelesini sekteye uğratmaktadır. Çalışmamızda, bu sorunun neden ve sonuçlarını 765 sayılı TCK dönemine ilişkin yaklaşımlar, Alman hukukunda benimsenen sistem, tehlikelilik halini açıklayan görüşler ışığında ortaya koymaya çalışırken; aynı zamanda tekerrüre ilişkin hükümleri uygulayan mahkemenin takdir yetkisi kullanmasına ve güvenlik tedbirlerine hükmedebilmesine imkân veren bir hukuki düzenlemenin gerekliliğini izah etmeye çalışacağız.
  • Publication
    Moral Injury in Healthcare Workers: What Is It? Why Does It Develop? How to Prevent It?
    (2025) Daldaban, Ayşenur; Kavas, Mustafa Volkan; Bilgili, Fatih; Celebi, Fatma Zehra Oztek; Sogut, Huseyin Erkut
    In extraordinary situations, healthcare workers may find themselves in positions of decision-making and practicing in the face of professionally and personally challenging ethical dilemmas which may result in moral injury. Moral injury is a spesific form of affect that is strong enough to shake one’s fundamental ethical values, attitudes, and explanations. It is seen in those who witness severe emotional damage, intense human suffering, and cruelty. This study aims to discuss the phenomenon of moral injury in healthcare workers, the factors that contribute to its development, and the strategies for prevention in the context of preparation for extraordinary situations. Moral injury erodes a person’s perception of being an active and independent subject, his/her value integrity, and basic sense of well-being, and negatively affects him/her psychologically, socially and spiritually. Healthcare workers who are exposed to moral injury may become alienated from themselves and their profession, and may have to cope with feelings of burnout and hopelessness. This may lead to depression, anger, feelings of inadequacy, and disengagement from the profession in healthcare workers. By raising general awareness, empowering those at risk, and implementing collective cultural transformation efforts, it is possible to compensate for the negative effects of moral injury by helping people become morally resilient. These initiatives must be planned holistically as part of preparation for and building resilience to adverse events. They should be integrated with work processes at the organizational, system, and community levels, as well as at interpersonal (healthcare worker – patient) level. The competence and moral resilience of the health workforce should be regarded as an essential element of emergency preparedness. Conversely, being inadequately prepared for extraordinary situations may result in moral injury among healthcare workers. We posit that further empirical studies on the morally challenging experiences of healthcare workers in our country, where extraordinary situations are frequently encountered, will facilitate the comprehension of this significant phenomenon and the advancement of initiatives to enhance moral resilience.
  • Article
    Age, Fracture Severity, Injury Mechanisms and Concomitant Injuries Predict Surgical Intervention in Pediatric Proximal Humerus Fractures
    (2025-12-24) Kolaç, Ulaş Can; Kaymakoglu, Mehmet; Karademir, Orhan Mete; Kamacı, Saygın; Ayik, Gokhan; İbik, Serkan
    Objective: Proximal humerus fractures (PHFs) in children often heal well with conservative treatment due to the region’s high remodeling potential. However, the decision to operate becomes more nuanced in older children or those with severe fracture displacement or high-energy trauma. This study aimed to identify factors associated with operative management of pediatric PHFs. Materials and Methods: We retrospectively reviewed 41 pediatric patients (aged 6–16 years) with PHFs treated between 2014 and 2024. Patient demographics, Neer-Horowitz classification, injury mechanisms, and presence of concomitant injuries were analyzed. Injury mechanisms were categorized as low-energy or high-energy. Outcomes were assessed using the Pediatric/Adolescent Shoulder Survey (PASS) at final follow-up. Multivariate logistic regression was used to identify independent predictors of surgical treatment. Results: Of the 41 patients, 19 (46.3%) underwent surgical fixation, while 22 (53.7%) were treated nonoperatively. Patients in the operative group were older (mean 13.2 vs. 10.7 years, p < 0.001) and more likely to have Neer-Horowitz Grade III or IV fractures (89.5% vs. 40.0%, p < 0.001). High-energy trauma (94.7% vs. 59.1%, p = 0.003) and concomitant injuries (52.6% vs. 27.3%, p = 0.001) were significantly more frequent in the surgical group. On multivariate analysis, independent predictors of surgery included older age (OR 1.49, p = 0.018), Grade III/IV fractures (OR 5.41, p = 0.015), high-energy trauma (OR 4.57, p = 0.040), and concomitant fractures (OR 5.13, p = 0.042). At final follow-up, there was no significant difference in PASS scores between groups (operative: 87.8, nonoperative: 88.9; p = 0.68). Conclusion: Age, fracture severity, high-energy trauma, and concomitant injuries are significant predictors of surgical intervention in pediatric PHFs. However, both surgical and nonoperative treatments yielded excellent functional outcomes, highlighting the importance of individualized treatment strategy.
  • Article
    Yıkıma ve Hastalıklara Karşı İyileştirme: Hayao Miyazaki’nin Anime Filmlerinde Hijyenin Mekânsal Temsilleri
    (2025-12-24) Hosanli, Deniz Avci
    Sinema, sağlık/hijyen ve mimarinin kesişim noktasında konumlanan bu çalışma, Studio Ghibli’nin direktörü, usta Japon animatör, film yapımcısı ve manga sanatçısı Hayao Miyazaki’nin (1941-) filmlerinde öne çıkan gündelik hayat ve hijyen temasını, üç filmi odağına alarak (Komşum Totoro, 1988; Ruhların Kaçışı, 2001; Rüzgâr Yükseliyor, 2013), değerlendirmektedir. Miyazaki’nin filmleri, iki savaş arası ve sonrası dönemde Japonya’daki sosyo-politik ve sosyo-kültürel krizlere dair önemli veriler sunan; savaşlar ve ardından gelen salgın hastalıkların toplum yaşamında yarattığı zorluklara ilişkin belgesel değeri olan yapıtlar olarak görülebilir. Filmlerde kahramanların, savaş zamanlarında tüberküloz gibi bulaşıcı hastalıklarla verdiği mücadele “Yıkımla Yüzleşmek” başlığı altında incelenmiştir. Takiben, “Hastalıkları Önlemek” başlığı altında, gündelik yaşamda uygulanmakta olan hijyen pratikleri ve bu pratiklerin mimari mekânlarla ilişkisi, özellikle konut iç mekân betimlemelerinin incelenmesiyle tartışılmaktadır. İncelenen üç farklı filmde ana setler olarak sağlık yapıları gösterilir. Bunlar, “Yıkımı Düzenlemek, Hastalıkları İyileştirmek” başlığı altında incelenen Komşum Totoro (1988) filmindeki Shichikokuyama Hastanesi ve tüberküloz koğuşu, Rüzgâr Yükseliyor (2013) filmindeki Kusakaru Dinlenme Evi ve Fujimi Kogen Sanatoryumu ve Ruhların Kaçışı (2001) filmindeki hamam/hidroterapi kompleksidir. Bahsi geçen sağlık kurumlarının esin kaynağı Japonya’nın kırsal kesimindeki 20. yüzyıl hastaneleri iken, sonuncusu hamam olarak anılsa da bu çalışmada tartışıldığı gibi daha çok bir nekahethane (iyileştirme evi) olarak hizmet verir. Bu araştırma, Miyazaki’nin filmlerindeki yıkıma karşı düzen, hastalığa karşı hijyen ikiliklerini mimari mekân üzerinden analiz etmekte ve değerlendirmektedir. Sonuçlar, Miyazaki’nin filmlerinde mimarinin, iyileştirme mekânlarının ve hijyenik tasarım ilkeleriyle kurulan düzenin yıkıma ve salgın hastalıklara karşı bir savunma aracı olduğunu ortaya koymaktadır.