TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/4
Browse
Browsing TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection by Department "İEÜ, Fen Edebiyat Fakültesi, Sosyoloji Bölümü"
Now showing 1 - 17 of 17
- Results Per Page
- Sort Options
Article An Authentic Experience of “multiculturalism” at the Border City of Antakya(2013) Doğruel, FulyaAntakya, a city on the Turkish border with Syria, has in contrast to many cities in Turkey, been successful historically in protecting its plurality and in this form it exhibits a good example of multiculturalism. However this is an authentic example peculiar to Antakya. The paper tries to put forth that the core of Antakya’s multiculturalism today is comprised of the intermingling of component of the Ottoman old “millet” system with elements of modernization process implemented during the Republican period. Thus the paper asserts that it is not possible to understand how this authentic culture within the border field of a Unitarian Nation State has continued without looking at the different historical periods that reveal the reciprocal relationship between local, national and global. In this context the impacts of Ottomanist governance and of Kemalism; of the debates about the entrance into the E.U. as well as the recent crisis in Syria on inter-ethnic relations and the identification processes in Antakya are being scrutinized.Article Azınlık Hakları : Ayrılıkçı Mı,çoğulcu Mu ?(2008) Soner, Bayram AliEtnik milliyetçi talepler ve eylemler Soğuk Savaş sonrasında ulus-devlet ve uluslararası komuoyu gündemlerini tekrar ve yoğun şekilde meşgul eder hale gelmiştir. Bu çalışma, ulus-devletlerin toprak bütünlüğü ve egemenliğine ciddi tehdit oluşturan söz konusu gelişmenin kavramsal, kuramsal ve hukuki zeminde meşruiyetini tartışmaktadır. Çalışmanın üzerinde durduğu sav, günümüz azınlık hakları standartlarının ne kuramsal, kavramsal ne de hukuki boyutta etnik milliyetçi eylemlerin ayrılıkçı, ulus-devlet egemenliği ve toprak bütünlğünü ihlal edebilecek söylem ve eylemlerine pirim tanımadığıdır. Bu bağlamda ortaya konulan iddia, ethno-kültürel farklılıklarının çoğulcu-demokratik yapılar içinde korunması ve ifade edilebilmesi şartlarının sağlanmasının çağdaş azınlık hakları çerçevesinin çizdiği nihayi sınırlar olduğudur.Article Basit Denetim Yeniden: Türkiye’de Tatil Köylerinde Emek Denetimi Denetimi(2019) Erköse, Hüseyin YenerTürkiye’de ucuz ve vasıfsız işgücüne dayanan emek-yoğun turizm sektörünün serpilmesi 1980 askeri darbesi ile birlikte dayatılan ihracat öncelikli ekonomik düzen içinde gerçekleşir. Darbeden sonra örgütsüzleştirilen işçi sınıfı üzerinde yükseltilen bu düzenin parçası olarak Türkiye’nin güney sahillerinde yatırımcılara sunulan çeşitli teşviklerle kitlesel turizm hizmeti veren tatil köyleri inşa edilir. Özellikle yabancı turistlere kitlesel tatil hizmetleri sunan tatil köyleri yeni ekonomik modelde ülkeye döviz girdisi sağlamanın bir aracı olarak kurgulanmıştır. Tarımdan zamanla çözülen işgücünü de istihdam etmeye başlayan tatil köyleri hem fiziksel hem de duygusal emek talep eden sezonluk işleri bir araya getiren işyerleridir. Kitlesel tatil hizmetlerinin üretildiği bu işyerlerinde emek denetimi çeşitli mekanizmalar aracılığıyla sağlanır. Bu yazıda bu emek denetim biçimlerinden biri olan basit denetim konu edilmektedir. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanıldığı gelişmiş kapitalist işletmeler olan ve müşterilerle yakın hizmet ilişkisinin kurulduğu tatil köylerinde son yıllarda basit denetimin ağırlık kazandığı işçiler ve yöneticiler tarafından dile getiriliyor. Basit denetimi gerekli kılan şartlar nelerdir? Tatil köylerinde basit denetimin hangi öğeleri gözlemlenmektedir? Katılımcı gözlem ve derinlemesine mülakatlara dayanan saha araştırmasından elde edilen veri turizm firmaları arasında giderek yoğunlaşan rekabete işaret etmektedir.Article Citation - WoS: 2Between the State and the World Market: Small-Scale Hazelnut Production in the Black Sea Region(Istanbul Univ, Fac Letters, Dept Sociology, 2020) Erköse, Hüseyin Yener; Sahin, Osman; Yukseker, Deniz; Sert, Deniz H.Turkey is the world's largest hazelnut producer and exporter, yet hazelnut farmers have been growing hazelnuts in increasingly difficult conditions even for the years when production levels and hazelnut prices are high. In this paper, we take up the contradictions in hazelnut cultivation in Turkey and seek to show that, despite the commonsense opinion that the problem stems from small-scale cultivation, the more important problem is the unequal power relations that exist in the hazelnut market. We make the following arguments in the paper based on some of the findings from the field study we carried out in the Western and Eastern Black Sea regions in 2017. Issues exist regarding productivity and profitability in hazelnut cultivation characterized by small holdings. Hazelnut farmers are often unable to meet the expenditures and investments required for raising productivity. These problems arise more from the farmers' demographic profiles and debt levels and the unequal power relations in the hazelnut market with respect to small-scale production. Therefore, resolving the problems in hazelnut cultivation might require making changes that favor small farmers' power relations in the hazelnut market rather than enlarging holdings.Article Diasporada Güzellik: Almanya’da Kadın Etnik Girişimciliği(2019) Kavuş, Helin KardelenBu çalışmada Almanya’daki Türkiyeli göçmen kadınların etnik girişimcilik faaliyetleri, güzelliksektörü aracılığıyla analiz edilmektedir. Etnik girişimcilik kavramı göçmen toplulukların birekonomik faaliyet olarak kendi hesaplarına çalışmasını ifade eder. Bu ekonomik aktiviteylegirişimciler hem kendilerine hem de diğer göçmenlere iş fırsatları yaratılar, aynı zamanda göçmengrupların kültüre dayalı ihtiyaçlarını gidermeyi amaçlayan özel mal ve hizmetler sunan etnik nişmarketleri oluştururlar. Etnik girişimcilik Almanya’daki Türkiyeli göçmenler arasında oldukçayaygındır. Restoranlar, marketler, seyahat acenteleri akla ilk gelen örnekler arasındadır. Göçmennüfusun zaman içinde büyümesi ve çeşitlenmesiyle birlikte, bu nüfusun göç mekânındakiihtiyaçları da çeşitlilik kazanmıştır. Göçmen kadınlar, onların güzellik ihtiyaçları ve bu talebehizmet eden mekânlar da bu çeşitliliğin bir parçasıdır. Fakat literatürde kadın etnik girişimcilerüzerine yapılan araştırmalar görece azdır. Literatürdeki bu çalışılmamış alana odaklanan buaraştırma kültürel ve toplumsal cinsiyete dayalı faktörlerin göçmen kadınların girişimcilikfaaliyetlerini nasıl şekillendirdiğini anlamayı amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında Almanya’nınKöln şehrinde altı haftalık saha çalışması yürütülmüş, güzellik sektöründe işletme sahibi olan 11Türkiyeli göçmen kadınla derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Katılımcıların tümü ikinci kuşakgöçmen olsalar da farklı göç geçmişleri ve deneyimlerinin girişimcilik faaliyetlerinin üzerinde etkisiolduğu görülmüştür. İşletmelerde verilen hizmet diasporadaki Türkiye'den gelmiş göçmenlerin veözellikle kadınların taleplerini karşılamak üzere şekillenmiştir. Hemşeri istihdamının sömürüyüartırabilen bir etken olduğu görülmüştür. Çocuk bakımı ve ev işlerinin kadınların sorumluluğuolarak görülmesi katılımcıların girişimcilik kariyerlerini nasıl çizdiklerini etkilemiştir. Son olarak, işyeri sahipliği kadınların öz güvenini artırmış, toplumda aileleriyle, etnik ağlarıyla ve ev sahibitoplumla olan ilişkilerinde ekonomik ve sosyal açıdan statülerini geliştirmiştir.Article Citation - WoS: 1Evaluating Narrativization Practices in Turkish Tv Serials as a Venue of Popular Historiography(Marmara Univ, Fac Communication, 2019) Erol Işık, NuranThis paper aims at constructing a bridge between narratives and morality, as represented in three selected TV dramas assumed to have symbolic power over Turkish audiences: Resurrection, You are My Homeland, and Yunus Emre. The storification of historical events and personalities through TV dramas is considered to increase understanding of how different moral argumentations are related with contestations over tradition and culture. The major assumption in this article is that understanding the basic rhetorical strategies in these programs has a major impact on the way in which we analyze current ideological tensions and tactics, which are positioned on a constantly shifting ground. In this paper, the voices used in the strategies of constructing a moral argumentation will be evaluated through a model based on discourses of divinity, community, and autonomy (Sheweder, Much, Mahapra, & Park, 1997). The role of narrative transactions in TV dramas is explicated so as to make an assessment on the significance of agency as well as the politics of interpretation.Article Citation - WoS: 2Citation - Scopus: 1An Examination of the Factor Structure of the Turkish Version of the Online Learning Environment Survey(Turkish Education Assoc, 2011) Ozkok, Alev; Yurdugul, Halil; Aşkar, PetekThe primary aim of this study was to examine the reliability and validity of the Turkish version of the Online Learning Environment Survey (OLES) in postsecondary distance education. The OLES is a 54 item instrument for assessing social-psychological perceptions among distance education students. The second aim was to investigate empirically perception of the online learning environment in Turkish context. This paper consisted of three models explaining online learning environments in the Turkish context. Model I, based on relations of originally item-construct reported by Trinidad, Aldridge & Fraser, (2004), was analyzed with gathered data from Turkey setting by the translation, adaptation, and validation of the Online Learning Environment Survey (OLES) (Trinidad, Aldridge & Fraser, 2004) in a new Turkish-language form. In Model I, the OLES was designed to measure nine dimensions of online educational environment. The fit of the proposed multidimensional factor structure was examined with 902 post-secondary distance education students in two institutions. Model II, based on relations of emprically item-construct which were obtained with principal component analysis, was investigated with first-order confirmatory factor analysis. Model II consist of twelve subconstructs. Model III, with a higher-order construct with twelve first-order factors of OLES-TR, was perfectly represented as a general online learning environments trait rather than the OLES.Article Kentlilik Üzerine Düşünmek(2012) Şen, SeherKentlilik kavramı kentsel çalışmalar alanının zorlu konularından biridir. Kavra--mın zorluğu sosyal, kültürel, politik ve ekonomik pek çok farklı alanın kesişiminde yeralmasıyla yakından ilişkilidir. Kentlilik için üzerinde uzlaşılabilecek kolay bir tanımıhemen vermek güçtür: bazen köylülüğün karşıtı olarak tanımlanmakta, bazen bellibir toplumsal grubun tüketim kalıplarına işaret etmekte, bazense medenilik veya bel--li bir politik farkındalık anlamında kullanılmaktadır. Bu haliyle "ötekiler"|e etkileşimeolanak sağlayarak veya elitist bir şekilde statükonun korunmasını getirerek içerme vedışlama mekanizmalarına da gönderme yapmaktadır. Bu yazı kentliliğin modernleş--me tarihine paralel olarak kent literatüründe nasıl tartışılagelindiğinin izini sürerekkavramın hem üstlendiği işlevi hem de ürettiği değeri tartışmayı amaçlamaktadır. Ay--rıca günümüzde daha hakça bir kent yaşamı talebi olarak yorumlayabileceğimiz Hen--ri Lefebvre'nin "kent hakkı" kavramı çerçevesinde kentliliği nasıl yeniden düşünebi--Ieceğimiz sorusunu ele almaktadır.Article Knidia Karakteri Üzerine Bir Analiz -görünenden Görünmeyene-(2009) Durna, Gül E.Antik Helen sanatının ünlü heykeltıraşlarından Praxiteles’in (İ.Ö. 4. yüzyıl) eseri olan ve sanat tarihinde idealize edilmiş ilahi güzelliğin eşsiz bir örneği sayılan Knidia’nın dinsel anlam ve önemi, bu çalışmanın temel konusunu oluşturmaktadır. Afrodite’nin bir kült imajı olması nedeniyle Knidia’nın herhangi bir sanat eseri olmanın ötesinde taşıdığı anlamı belirlemek ve değerlendirmek, ardında saklı kalan tanrısal karakteri arkeolojik ve mitolojik veriler rehberliğinde görünenden görünmeyene uzanan bir çizgide analitik bir yaklaşımla irdelemek çalışmanın temel amacı olarak belirlenmiştir. Yaşamsal gerçeklikler içerisinde varlığın ya da var olabilmenin ekonomik bağlamda korunmasına yönelik ortaya çıkan ve birbirinden ayrışan sosyo-psikolojik ihtiyaçlar, Helen politeizminde “doğa-üstü”den “tanrısal”a varan niteliklerle karakterize edilen Knidia’ya birden fazla rol yüklemiştir. Genelden özele doğru inildiğinde Knidia’nın her şeyden önce yeryüzüne ve yeryüzündeki tüm canlıların yaşamına bütünüyle egemen bir bereket tanrıçası olduğu görülür. Knidos’luların yaşamında, topluma ve toplumun en temel birimi olan aile ve evlilik kurumuna birlik ve gönenç bağışlayan kutsal bir güç olarak da yüceltilen Knidia, deniz ticareti gibi ekonomik yaşamın belkemiğini oluşturan temel uğraşlarda güven ve istikrar bağışlayan; bununla birlikte savaş gibi yaşam kaynaklarını tehdit edebilecek gelişmelere karşı da koruyan doğa-üstü bir güçtür. Knidos kent devletinin, bu kent devleti çatısı altında toplanmış olan vatandaş grubunun ve bu grubun üyesi olan insanın ayakta kalabilme beklentisi, beklentileri doğrultusunda gelişen endişeleri ve mücadeleleri, kaderci bir anlayış ve düşünce tarzı ile birlikte biçimlenen dinsel yapı içerisinde Knidia’ya öylesi roller yüklemiştir ki tanrıçayı, antik çağ kültürlerinde evrensel bir olgu olarak karşımıza çıkan Kutsal Ana karakterinden bağımsız düşünmek neredeyse imkansızdır.Article Müzik Sosyolojisi Açısından Arabesk Müziğin Dönüşümü(2018) Işık, Nuran ErolMüzik ve toplum ilişkisi karmaşık sosyal bağlara işaret eden bir ilişkidir. Müziğin içsel özelliklerinin yanısıra‘sosyal’in değişken ve akışkan özellikleri müzik sosyolojisi hakkında temel sorunsalları tartışma ve belirlibazı konuları tanımlayabilme gereğini ortaya çıkarmıştır. Bu makalede, müzik sosyolojisinin temel tartışmanoktalarından hareketle bir müzik türü olarak arabesk müziğin son yıllarda geçirdiği dönüşüm ele alınmakta,söz konusu tartışma noktalarının müzik hakkında üretilecek sosyolojik ve metodolojik gündeme taşıyabileceğikonu alanları hakkında öneriler sunulmaktadır.Article New Rural Development Versus the Familiar Rural Motherhood: the Commercialization of Local Foods and Its Effect on Gender Roles(Istanbul Univ, Fac Letters, Dept Sociology, 2020) Nizam Bilgiç, DeryaIn recent years, promoting local foods and local cuisine has become an essential feature of rural development projects, which aim to empower women in rural areas and generate supplementary income (from agricultural production) to small-size farming units. This study aims to discuss the ideological, cultural, social, and economic barriers that shape the ways in which rural women conduct their entrepreneurial activities based on the sale of local homemade foods. By focusing on women's daily practices in domestic and professional life and how these shape and constrain their entrepreneurship, the study aims to debate the impacts commercializing local foods has had on existing gender roles. For this purpose, a case study has been conducted on the local food markets in Seferihisar, Izmir where rural women sell homemade food products (dolmas, stuffed artichoke, pastry, sweet pastry, bread, and tomato sauce). The source data, drawn from 27 in-depth and 131 survey interviews, have been triangulated in order to develop the body of the findings. Women's entrepreneurship is argued to be able to contribute to a fairer food system, but this is based on having political programs where women participate in the decision-making process. Such factors in turn influence the process of feminizing agriculture and strengthening women as actors of rural change and the corresponding decline in the stereotypical images of rural motherhood that reinforce traditional gender roles. Within this context, the most important impact and consequence of the local markets in Seferihisar is not the visibility of local foods in the markets through women's efforts but rather women's increase visibility in the public sphere due to their producing local foods.Article Opening the Black Box of AI: A Sociological Study of AI as a Network(Istanbul Univ, Methodology & Sociology Research Center, 2025) Erbay, Borabay; Joyce, KellyThis study provides a sociological understanding of the production of AI, which is underexplored in the sociology of AI. To achieve this, the study focuses on the AI development process. Utilizing Actor-Network Theory (ANT), this study demonstrates how the development of AI creates a network consisting of both human and nonhuman actors. The sociological literature focuses on how AI is adopted in various social contexts, identifying the social effects of its introduction and use. We investigate AI itself, showing the values and politics that constitute AI sociotechnical systems in the United States. Based on interviews with software engineers residing in Northeastern USA who work on AI and music platforms, the study highlights how humans and nonhuman actors and social forces such as capitalism and imperialism coproduce AI systems. Engineers’ technicality-bound worldview plays a crucial role in their interpretation of AI and the drive for efficiency and profit are foundational values that justify including nonhuman actors such as generative AI platforms and datasets as participants in AI networks. This ultimately results in the production of AI sociotechnical systems that recreate values central to capitalism and imperialism.Article Pandemi Sürecinde Tarım Sorununu Yeniden Düşünmek(2021) Nizam Bilgiç, DeryaBu çalışma COVID-19 salgınıyla birlikte tarımsal üretimin aksayacağı ve gıda krizinin yaşanacağına dair endişenin hüküm sürdüğü bir ortamda tarım sorununu bugün yeniden nasıl ele almak gerektiğini sorunsallaştırmayı amaçlamaktadır. “Tarım sorunu” tanımlaması en geniş anlamda tarımda kapitalizmin gelişme yasalarına dair bir sorgulamaya işaret etmektedir. Klasik ekonomi politik perspektif üzerinden bakıldığında tarım sorunu kırda sermaye birikimi ve kapitalist üretim ilişkilerinin gelişmesi önündeki engellere işaret eder. Ekonomi politik yaklaşım tarımın artık kapitalistleştiği, meta üretimine ve dünya ekonomisine entegre olduğuna işaret etmektedir. Bu anlamda bildiğimiz “tarım sorunu” geçerliliğini yitirmiştir. Post-yapısalcı perspektif ise verimlilik ve ekonomik büyüme odaklı küresel şirket gıda rejimine karşı köylülerin verdiği mücadelelerle birlikte yeni toplumsal hareketlerin ortaya çıktığına işaret eder. Sağlıklı gıda, çevre dostu üretim, müşterekler ve gıda egemenliği gibi çeşitli değerler etrafında birleşen toplumsal hareketler tarımın sanayileşmesi ve kapitalistleşmesine karşı direnç geliştirmektedir. Bu yaklaşıma göre tarım sorunu tarımın siyasi bir inşa-süreç olarak nasıl örgütlenmesi gerektiğine dair bir sorundur. Ne var ki günümüze kadar alternatif bir düzenin oluşturulmasında uygulanacak politikaların ölçeği ve yönetim birimi konusunda yeni bir siyasi dilin oluşamadığı görülmektedir. Salgınla birlikte açlık ve kıtlık endişesinin artmasına neden olan temel sorun tarımsal üretimin hangi ölçekte planlanması ve yönetilmesi gerektiğine dair bu siyasi dilin eksikliğinin keşfidir. Bu bağlamda, çalışma bugün tarım sorununun tarımsal üretimin hangi ölçekte planlanması ve yönetilmesi gerektiğiyle ilgili bir sorgu alanına dönüştüğünü iddia etmektedir. Ne ekonomi politik ne postyapısalcı yaklaşımlarından biri yanında yer alarak değil, ancak alternatif bir bakış açısıyla bu siyasi dil kurulabilir. Bu bağlamda; tarım sorunu yereldeki mülkiyet ilişkilerinden ve küresel yönetim sorunundan bağımsız düşünülemeyecek bir sorundur.Article The Role of Narrative Methods in Sociology: Stories as a Powerful Tool To Understand Individual and Society(2015) Erol Işık, NuranBu makalede amaç anlatı ve öykü adı verilen dilbilimsel verilerin sosyoloji disiplini için önemini değerlendirmektir. Anlatıya dayanan metinlerin bilimsel veri olarak kabul edilebilmesi ile ilgili epistemolojik tartışmalardan çok, gündelik hayatta pekçok farklı mecrada karşılaştığımız öykü, efsane, kıssa, ironi, fıkra, drama, aforizma gibi örneklerin sosyal hayat hakkında oluşturduğumuz anlam dünyası ile ilgisine dikkat çekmek hedeflenmektedir. Sosyoloji, toplumsal hayat ile ilgili farklı eksenlerde çözümlemeler yapan bir bilim dalı olarak anlatıya dayanan verilerden farklı şekillerde faydalanabilir. Bu anlamda anlatı ile sosyolojinin biraraya gelme biçimi sosyolojiye bakış tarzımızla da ilgili olacaktır. Ninnilerin anlatı açısından önemi nasıl bir annenin kişisel tercihinden bağımsız olarak kolektif referanslara sahip olması gibi, tarihsel toplumsal hafızamızda yer etmiş büyük anlatılar da bir o kadar derin katmanlar taşıyabilen niteliktedir. Kısaca, makalede öncelikle anlatı kuramı ve sosyolojinin kesişme noktası aydınlatılacak, daha sonra da öyküleştirme örneklerine dayanan popüler kültürel metinlerden örneklerle aydınlatılacaktır.Article Citation - WoS: 2The Transformation of Arabesk Music Within the Framework of the Sociology of Music(Istanbul Univ, Fac Letters, Dept Sociology, 2018) Erol Işık, NuranThe link between music and society is a relationship with complex social ties. The internal characteristics of music and the changing and fluid features of society reveal a need to define and evaluate the major problems of the sociology of music. The purpose of this article is to evaluate the major transformation of arabesk music through examining the principles of music sociology and proposing new topic suggestions revealed through major discussions on the agenda of sociological and methodological problems.Article Yapay Zekâ Sosyolojisi Üzerine Bir Değerlendirme(2022) Adaş, Emin; Erbay, BorabayGünümüz dünyasında en çok tartışılan teknolojik yeniliklerden biri olan yapay zekâ, etkinliğini hayatın her alanında her geçen gün biraz daha arttırmaktadır. Yapılan çalışmalar ve istatistikler ortaya koymaktadır ki yapay zekânın toplumsal hayata olan etkisi mütemadiyen artmakta ve toplumsal yaşamı farklı biçimlerde etkilemektedir. Dolayısıyla yapay zekâ yazılım ve bilgisayar bilimlerinin olduğu kadar sosyal bilimlerin de ilgi alanına girmektedir. Yapay zekâyı konu edinen sosyolojik çalışmalar hem nitelik hem nicelik açısından artış göstermektedir. Sosyoloji içerisinde yapay zekâ üzerine çalışmalarda iki temel yaklaşım olduğu görülmektedir. Birinci gruptaki çalışmalar yoğunlukla yapay zekâyı toplumsal etkileri bağlamında sermaye ve siyasal iktidarların toplumsal kontrolü sürdürmelerinin bir aracı, toplumsal eşitsizlikleri yeniden üreten bir olgu ve onu üretenlerin kültürel yanlılıklarını taşıyan kültürel bir fenomen olarak ele alınmaktadır. İkinci gruptaki çalışmalar ise, genelde teknolojiyi özelde ise yapay zekâyı toplumsallığın üretiminde “toplumsal aktör” olarak konumlandıran çalışmalardır. Bu çalışmanın amacı yapay zekânın sosyoloji literatüründe ele alınış biçimlerini eleştirel bir perspektiften ele almak ve yapay zekâ sosyolojisini tartışmaya açmaktır.Article Yapılandırmacı Öğrenme Ortamlarını Değerlendirme Ölçeğinin Geliştirilmesi(2010) Aşkar, Petek; Argün, SelayBu çalışma kapsamında yapılandırmacı öğrenme ortamlarını değerlendirmeye yönelik, 7’li Likert tipi bir ölçek geliştirilmesi amaçlanmıştır. Yapılan alan taramasının ardından, ölçek; öğrenci merkezli, düşündüren, işbirlikli, yaşamla ilgili, öğretim ve değerlendirmenin bir aradalığı ile farklı bakış açıları kazandıran olmak üzere altı faktör üzerine kurulmuş, bu faktörleri içeren 30 madde yazılmıştır. Uygulama grubu ve uzman görüşleriyle, ölçekte çeşitli düzeltmeler yapılmış ve madde sayısı 29’a düşürülmüştür. 247 üniversite öğrencisi üzerinde uygulanan ölçeğin analizleri SPSS 13 ve LISREL 8.8 paket programlarıyla yapılmıştır. Yapılan doğrulayıcı faktör analizi sonucunda, bir maddenin çıkarılması ile ölçek 28 maddeden oluşan son halini almıştır. Açıklanan toplam varyans %66,65 olarak bulunmuştur. Ölçeğe ait, Cronbach Alfa katsayısının .96, RMSEA değerinin ise 0,076 olduğu belirlenmiştir.

