Yüksek Lisans Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/8832

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 59
  • Master Thesis
    Türkiye'den Avrupa ülkelerine göç eden sağlık profesyonellerinin göçünün temel nedenleri ve motivasyonlarının araştırılması
    (2026) Günay, Ayşe Başak; Çangarlı, Burcu Güneri
    Bu çalışma, Türkiye'den Avrupa ülkelerine göç eden sağlık profesyonellerinin göç kararlarını ve göç sonrası deneyimlerini nitel bir araştırma yaklaşımıyla incelemektedir. Sağlık profesyoneli göçünü tek seferlik bir karar olarak ele almak yerine, çalışma göçü göç öncesi ayrılma süreci ile göç sonrası yerleşme ve uyum sürecini kapsayan çok aşamalı bir süreç olarak kavramsallaştırmaktadır. Araştırmanın verileri, Türkiye'de eğitim almış ve hâlen farklı Avrupa ülkelerinde çalışan 13 sağlık profesyoneliyle gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış, derinlemesine görüşmeler aracılığıyla elde edilmiştir. Görüşmelerde katılımcıların göç motivasyonları, göç sonrası mesleki ve sosyal deneyimleri ile göçün kariyer gelişimleri, mesleki memnuniyetleri ve genel iyi oluş hâlleri üzerindeki etkileri ele alınmıştır. Veriler, katılımcıların yaşantılarını ve yorumlarını derinlemesine incelemeye olanak tanıyan tematik analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Bulgular, sağlık profesyonellerinin göç kararlarının yalnızca ekonomik faktörlerle açıklanamayacağını göstermektedir. Katılımcılar, iş yükü, çalışma saatleri, mesleki saygınlık, özlük hakları, kurumsal güven ve yaşam kalitesinin hem Türkiye'den ayrılma kararlarında hem de ev sahibi ülkede kalma ve yerleşme niyetlerinde belirleyici olduğunu vurgulamıştır. Bu faktörlerin, başlangıçtaki çekici unsurların ötesine geçerek uzun vadeli yerleşme ve elde tutma süreçlerinde kritik bir rol oynadığı ortaya konmuştur. Göçü dinamik ve zaman içinde yeniden değerlendirilen bir süreç olarak ele alan bu çalışma, geleneksel itici–çekici yaklaşımları genişleterek sağlık profesyoneli göçüne ilişkin literatüre katkı sunmaktadır. Aynı zamanda bulgular, çalışma koşullarının iyileştirilmesine, mesleki özerkliğin desteklenmesine ve sağlık profesyonellerinin iyi oluş hâllerinin güçlendirilmesine yönelik yapısal ve kurumsal politikalara duyulan ihtiyacı vurgulamaktadır.
  • Master Thesis
    The Perception of Glass Ceiling of Iranian Female Employees: A Qualitative Study
    (2026) Amırforoughı, Fatemeh; Torgalöz, Alev Özer
    Bu çalışma, güçlü toplumsal cinsiyet normlarıyla şekillenen sosyo-kültürel bir bağlamda, İranlı kadınların profesyonel örgütler içindeki kariyer ilerlemelerini belirleyen engelleri ve mekanizmaları incelemekte; cam tavan olgusunun sürekliliğine odaklanmaktadır. Toplumsal Cinsiyet Yapısı Kuramına (Risman, 2004, 2018) dayanan ve cam tavan yazınıyla desteklenen araştırma, işyerinde toplumsal cinsiyet eşitsizliğine ilişkin kadınların yaşantılarını ortaya koymak amacıyla nitel fenomenolojik bir yaklaşım benimsemiştir. Veriler, farklı sektör-lerde ve kariyer aşamalarında bulunan, amaçlı örnekleme yoluyla seçilmiş İranlı kadınlarla gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmeler aracılığıyla toplanmıştır. Görüşme verileri, Braun ve Clarke (2006) tarafından geliştirilen tematik analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular; Kültürel ve Topumsal Normlar, Örgütsel Engeller ve Ayrımcılık, İşYaşam Dengesi ve Top-lumsal Cinsiyetlendirilmiş Beklentiler, Mentorluk ve Profesyonel Ağlar ile Uyum ve Direniş Stratejileri olmak üzere mikro, mezo ve makro düzeylerde işleyen tematik kategoriler altında sunulmuştur. Bu temalar, yapısal kısıtların, etkileşimsel önyargıların ve içselleştirilmiş toplumsal cinsiyet normlarının eşitsizliği nasıl sürdürdüğünü ortaya koymaktadır. Özellikle çalışma, açık dışlama olmasa dahi, kadınların yükselme olanaklarını sınırlayan mekanizmalar olarak öngörüsel ayrımcılık ve sınırlı özerklik kavramlarını vurgulamaktadır. Toplumsal Cinsiyet Yapısı Kuramı'nın İran bağlamına uygulanmasıyla, toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizliklerin kurumsal politikalar, işyeri uygulamaları ve bireysel başa çıkma stratejilerinin etkileşimi yoluyla nasıl yeniden üretildiği gösterilmektedir. Bulgular, cinsiyet yapısı analizini Orta Doğu bağlamına genişleterek ve bireysel dayanıklılığın sistemik eşitsizliği ortadan kaldırmadaki sınırlarını ortaya koyarak literatüre katkı sunmaktadır. Uygulamaya dönük çıkarımlar; şeffaf terfi sistemleri, resmî mentorluk ve sponsorluk programları, işyaşam dengesini destekleyen politikalar ve toplumsal cinsiyet önyargılarını azaltmaya yönelik müdahaleler için öneriler içermektedir. Genel olarak çalışma, İran'da cam tavan altında kadınların profesyonel deneyimlerini anlamada bağlama özgü çok önemli içgörüler sunmaktadır ayrıca.
  • Master Thesis
    Perceptions of Employees on Open Workspaces: Pros and Cons
    (2026) Özkan, İrem Yağmur; Torgalöz, Alev Özer
    Açık ofisler ofis ortamlarında yaygın olarak kullanılmasına rağmen, çalışanlar bu alanları aynı şekilde deneyimlememektedir. Bu çalışma, çalışanların açık ofisleri nasıl algıladıklarını ve deneyimlediklerini, günlük iş uygulamaları ve fiziksel koşullara odaklanarak incelemektedir. İş Talepleri-Kaynakları (Job Demands-Resources, JD-R) kuramı rehberliğinde yürütülen araştırma, kolay iletişim, çalışma arkadaşlarına yakınlık ve ekip etkileşimi gibi iş kaynağı işlevi gören açık ofis özellikleri ile gürültü, kesintiler ve sınırlı mahremiyet gibi iş talebi olarak deneyimlenen özellikler arasında ayrım yapmaktadır. Nitel bir araştırma deseni benimsenmiş ve veriler, çalışanların deneyimlerini fotoğraflar ve yazılı yansımalar aracılığıyla ifade etmelerine olanak tanıyan fotovoice yöntemi ile toplanmıştır. Çalışma, farklı sektörlerde ve iş rollerinde açık ofislerde görev yapan, geleneksel ve açık ofis deneyimine sahip katılımcıları da içeren 25 çalışanla gerçekleştirilmiştir. Bulgular, açık ofislerin iş birliğini, hızlı bilgi akışını ve sosyal etkileşimi desteklediğini ve çalışanların ekiplerine bağlı hissetmelerine katkı sağladığını göstermektedir. Bununla birlikte, özellikle yoğun dikkat gerektiren görevlerde, katılımcılar odaklanma, kişisel alan ve konforla ilgili zorluklar yaşadıklarını belirtmiştir. İş rolleri ve çalışma stillerine bağlı olarak farklılıklar ortaya çıkmış, bu durum açık ofislerin tüm çalışanları aynı şekilde etkilemediğini göstermiştir. Genel olarak çalışma, açık ofislerin ekip çalışmasını destekleyebildiğini, ancak etkinliğinin fiziksel ofis tasarımının çalışanların işe ilişkin ihtiyaçlarına ne ölçüde yanıt verdiğine bağlı olduğunu ortaya koymaktadır. Bu araştırma, fiziksel çalışma ortamını JD-R çerçevesi içinde ele alarak ve fotovoice yöntemini kullanarak, açık ofislerin günlük iş yaşamında nasıl deneyimlendiğine ilişkin çalışan merkezli içgörüler sunmaktadır.
  • Master Thesis
    Mavi yakalı çalışanların kurumlarındaki hibrit çalışma düzenlemelerine ilişkin algıları
    (2026) Güleryüz, Emre; Torgalöz, Alev Özer
    This study aims to examine the perceptions of blue-collar employees on the hybrid work arrangement in their organizations. The fact that hybrid work arrangement is predominantly offered to white-collar workers can lead to differences in perceptions of equality and justice, among blue-collar workers. The research aims to reveal how these differences are evaluated and interpreted by blue-collar workers. The theoretical framework of the study is based on Social Comparison Theory and Equity Theory. Within this scope, the input-output balance and justice assessments perceived by blue-collar workers in comparison with other employee groups regarding hybrid work practices are analyzed. A qualitative research approach was adopted, and a phenomenological design was used. Semi-structured interviews were conducted with blue-collar workers employed in the manufacturing sector, selected using purposive sampling. The data obtained were analyzed using the thematic analysis method developed by Braun and Clarke (2006). The analysis revealed two main themes: perceived social comparison and inequality. In addition, six sub-themes emerged: work-life balance, well-being, perceived organizational justice, motivation, job commitment, and organizational belonging. The findings reveal that blue-collar workers perceive hybrid work arrangement not only as a work arrangement but also as a sign of value and status within the organization. It was concluded that social comparisons negatively impact organizational commitment and a sense of belonging by increasing the perception of inequality. Keywords: Hybrid Work Arrangements, Blue-Collar Workers, Social Comparison Theory, Equity Theory.
  • Master Thesis
    Küçük ve orta ölçekli tedarikçilerde tedarik 4.0 stratejisinin benimsenmesinin incelenmesi
    (2026) Tüzün, İlker; Oflaç, Bengü Sevil
    Hızla gelişen dijital dönüşüm ortamında, küçük ve orta ölçekli işletme (KOBİ) tedarikçilerinin Tedarik 4.0 uygulamalarını benimsemesi ve bu teknolojileri kullanmaya yönelik hazırlılıkları büyük önem taşımaktadır. Tedarik 4.0, geleneksel tedarik süreçlerinde yeni ve daha gelişmiş teknolojiler ile iş uygulamalarının kullanılması yoluyla bu süreçleri daha verimli, daha hızlı tepki verebilir ve daha rekabetçi hale getirmeyi amaçlamaktadır.Bu çalışmanın amacı, Türkiye'deki küçük ve orta ölçekli işletme (KOBİ) tedarikçilerinin Tedarik 4.0 benimseme düzeyini incelemek ve Teknoloji–Organizasyon–Çevre (TOÇ) faktörlerinin Tedarik 4.0 Stratejisini (T4S) nasıl şekillendirdiğini ve bunun da sırasıyla Tedarik Zinciri İzlenebilirliği (TZİ) ile Operasyonel Performansa (OP) nasıl yansıdığını test etmektir.Bulgular, T4S'nin temel belirleyicilerinin teknolojik uyumluluk ve uygulamaya ilişkin faktörler olduğunu; özellikle iş kapsamı ve operasyonel uygulamalarla uyumun öne çıktığını göstermektedir. Sonuçlar ayrıca T4S'nin TZİ'yi geliştirdiğini ve daha yüksek TZİ'nin daha iyi OP ile ilişkili olduğunu ortaya koymakta; böylece dijital tedarik stratejisinin performans kazanımlarına dönüşmesinde izlenebilirliğin merkezi rolünü vurgulamaktadır.Bu çalışma, KOBİ tedarikçilerin ve odak firmaların Tedarik 4.0 yol haritalarını tasarlarken entegrasyon, süreç standardizasyonu ve veri odaklı tedarik girişimlerine öncelik vermelerine yardımcı olarak uygulamaya katkı sağlamaktadır. Ayrıca, KOBİ tedarikçi bağlamından ampirik kanıt sunması ve TOE temelli öncülleri T4S ile bunun TZİ ve OP üzerindeki ardıl etkileriyle ilişkilendirmesi bakımından literatüre değer katmaktadır.
  • Master Thesis
    Turizm Endüstrisinde Farklı Kuşaklar Üzerindeki İnfluencer Pazarlamasının Etkisi
    (2025) Yusifova, Tamasha; Gürkaynak, Nilgün
    Bu çalışmanın amacı, sosyal medyadaki influencerların (sosyal medya etkileyicilerinin) farklı kuşaklardan tüketiciler üzerinde destinasyon seçimi bağlamında nasıl bir etki yarattığını anlamaktır. Çalışma ayrıca bu kuşakların platform tercihlerine de odaklanmaktadır. Çalışmada nitel bir yaklaşım benimsenmiştir. Araştırma, sosyal medya kanallarını aktif olarak kullanan ve son bir yıl içinde en az bir kez seyahat etmiş 15 Türk kadın katılımcı ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılarak gerçekleştirilmiştir. Bulgular, dijital platform ve içerik tercihlerinin kuşaklar arasında farklılık gösterdiğini ortaya koymaktadır. Z kuşağı, Instagram'da kısa video 'reels' içeriklerini tercih etmektedir; bilgiye erişimin daha kolay olduğunu ve Instagram kullanımının onlar için daha pratik olduğunu belirtmişlerdir. Y kuşağı açısından ise YouTube platformunda daha detaylı ve uzun videolar izlemek daha tercih edilebilir bulunmuştur. Bulgular ayrıca, sosyal medyanın etkisinin kuşaklar arasında değiştiğini, Z kuşağı katılımcıların sosyal medya reklamlarına daha duyarlı olduklarını göstermektedir.
  • Master Thesis
    Uzaktan Çalışan Çalışanların Motivasyon Faktörleri: Nitel Bir Çalışma
    (2025) Alcı, Elif Eda; Torgalöz, Alev Özer
    Bu çalışma, kavramsal çerçeve olarak İş Talepleri-Kaynaklar (JD-R) teorisine dayanan nitel bir yaklaşımla uzaktan çalışma düzenlemelerinde çalışan motivasyonunun faktörlerini araştırmaktadır. Tesis dışında çalışan kişilerin öznel deneyimlerini tam olarak anlamak için fenomenolojik bir yöntem kullanılmıştır. Amaca uygun olarak seçilen katılımcılar yarı yapılandırılmış görüşmelere katılmış ve veriler Braun ve Clarke (2006) tarafından geliştirilen tematik analiz yaklaşımı kullanılarak incelenmiştir. Dört ana kategori altında toplanan sonuçlar, uzaktan çalışmanın hem motive edici faktörler hem de engeller sunduğunu göstermektedir: Örgütsel Destek, İş-Yaşam Dengesi, Sosyal İlişkiler ve Performans. Bu temalar, 'Yöneticilere Kolay Erişim', 'Geri Bildirim', 'Ekip İletişimi', 'Konfor Alanı', 'Sosyal İzolasyon' ve 'Verimlilik Algısı' dahil olmak üzere on iki alt temayı kapsamaktadır. JD-R teorisine göre, çalışma bu alt temaları iş talepleri veya kaynakları olarak sınıflandırmakta ve bunların iş-yaşam dengesi, çalışan bağlılığı ve performansı nasıl etkilediğini göstermektedir. Bulgular, çok az araştırma yapılmış bir bağlam olan Türkiye'deki uzaktan çalışanların motivasyon koşullarına ilişkin içgörü sağlayarak hem teoriyi hem de uygulamayı ilerletmektedir. Çalışanların motivasyonunu artırmak ve dijital iş yerlerine uygun verimli İK prosedürleri oluşturmak isteyen işletmeler için stratejik tavsiyeler de sonuçlar arasında yer alıyor.
  • Master Thesis
    Lojistik Hizmetlerinde Siber Güvenliğin Artırılması: Üçüncü Taraf (3PL) Lojistik Hizmet Sağlayıcıları Üzerine Bir Çalışma
    (2025) Genç, Barış Can; Göçer, Aysu
    Tedarik zincirleri doğası gereği, operasyonların sürdürülebilirliğini sağlamak için sürekli olarak bilgi ve veri alışverişinde bulunan birbirine bağlı paydaşlardan oluşur. Endüstri 4.0 teknolojilerinin ortaya çıkmasıyla birlikte, büyük hacimli kritik verilerin yönetimi kolaylaşmış, bu da lojistik ve tedarik zinciri sektörlerinde operasyonel verimlilik ve şeffaflığı önemli ölçüde artırmıştır. Ancak, bu teknolojiler verimlilik sağlarken aynı zamanda tedarik zinciri ağlarını çeşitli siber güvenlik tehditlerine karşı savunmasız hale getirmiştir. Tedarik zincirinin bir üyesinin yeterli güvenliğe sahip olmaması, yapının birbirine bağlı doğası nedeniyle tüm sistemi etkileyebilecek açıkların ortaya çıkmasına yol açabilir. Şirketlerin lojistik operasyonlarını giderek daha fazla üçüncü taraf lojistik (3PL) hizmet sağlayıcılarına devretmesiyle birlikte, siber güvenlik riskleri kaçınılmaz olarak bu sağlayıcılara da aktarılmaktadır. Bu çalışma, 3PL hizmet sağlayıcılarına yönelik siber saldırıların etkilerini ortaya koymayı ve hem bireysel paydaşlar hem de genel tedarik zinciri ağı üzerindeki olası dalga etkilerini incelemeyi, ayrıca bu etkileri ve siber saldırıları azaltmaya yönelik etkili stratejiler geliştirmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada, on sekiz kilit paydaşla yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle incelenmiş ve araştırmanın kuramsal çerçevesi Sistem Teorisi ile oluşturulmuştur. Bulgular, 3PL hizmet sağlayıcılarına yönelik siber saldırıların yalnızca bu firmaların operasyonlarını değil, tüm tedarik zincirini ve tüm paydaşları etkilediğini ortaya koymaktadır. Bu saldırılar, veri ihlalleri ve operasyonel gecikmeler gibi kısa vadeli aksaklıkların yanı sıra, müşteri güveninin kaybı, ilişki bozulmaları ve önemli mali kayıplar gibi uzun vadeli sonuçlara da yol açmaktadır. Ayrıca, sektör uzmanlarının görüşleriyle ortaya konan önleyici stratejilerin uygulanması durumunda tüm paydaşlar üzerindeki olumsuz etkilerin önlenebileceği veya azaltılabileceği ve nihayetinde tedarik zincirinin genel istikrarının artırılabileceği görülmektedir.
  • Master Thesis
    Sosyal Medyanın Güzellik Algısının Oluşumu ve Tüketimi Üzerindeki Etkisi
    (2025) Toprak, Berfin; Ertekin, Zeynep
    Bu tez, sosyal medyanın güzellik algısının inşası ve tüketimi üzerindeki etkisini incelemekte olup, özellikle üç farklı demografik grup üzerine odaklanmaktadır: pozitif yaşlanmayı benimseyen bireyler, büyük beden bireyler ve geleneksel güzellik normlarına uyan bireyler. Bu grupların sosyal medya ile nasıl etkileşime girdiği ve sosyal medyanın nasıl etkilendikleri üzerinde yapılan inceleme, sosyal medyanın güzellik standartlarını ve toplumsal güzellik algılarını nasıl şekillendirdiğine dair kapsamlı bir anlayış sunmayı amaçlamaktadır. Nicel araştırma yöntemleriyle yapılan bu çalışma, kullanıcı etkileşimlerinin (beğeniler, yorumlar ve paylaşımlar gibi) sosyal medya analizine dayanarak, güzellik influencer'larının, içerik trendlerinin ve kullanıcı tarafından üretilen geri bildirimlerin güzellik normlarını şekillendirmedeki rolünü keşfetmektedir. Bulgular, sosyal medya platformlarının yalnızca marjinalleşmiş gruplara kendi güzellik standartlarını dile getirme fırsatı sunmakla kalmayıp, aynı zamanda ana akım güzellik anlayışlarını ve tüketici davranışlarını da etkilediğini göstermektedir. Çeşitliliği, özgünlüğü ve beden kapsayıcılığını teşvik eden influencer'lar, güzellik normlarını yeniden şekillendirmede önemli bir rol oynamaktadır. Bu araştırma, sosyal medyanın güzellik endüstrisindeki dönüştürücü gücünü vurgulamakta ve farklı demografik grupların geleneksel güzellik standartlarına nasıl meydan okuduğunu ve güzellik ideallerinin evriminde nasıl katkı sağladığını anlamamıza katkıda bulunmaktadır. Bu grupların etkileşimleri ve geri bildirimleri dikkate alındığında, bu çalışma, sosyal medya, güzellik ve tüketici davranışları arasındaki evrimleşen ilişkiye dair derinlemesine bir anlayış sunarak, çağdaş güzellik tüketicileriyle etkileşime geçmek isteyen pazarlamacılar ve güzellik endüstrisi profesyonelleri için değerli içgörüler sağlamaktadır.
  • Master Thesis
    Dayanıklılığa Ulaşmak için Tedarik Zincirleri Boyunca İşbirlikçi Rekabete Dayalı Ortak Değer Yaratma: Otomotiv Endüstrisinden İçgörü
    (2024) Yurtsever, Mehmet; Göçer, Aysu
    Son yıllarda küresel manzara, doğal afetlerden jeopolitik gerilimlere kadar çeşitli sektörlerdeki tedarik zincirlerinin istikrarını ve işlerliğini önemli ölçüde etkileyen benzeri görülmemiş aksaklıklara tanık oldu. Literatürde, işbirliği ve rekabetin eş zamanlı olarak sürdürülmesi anlamına gelen işbirlikçi rekabet kavramı, tedarik zincirlerinin dayanıklılığını artırmaya yönelik potansiyel bir strateji olarak ortaya çıkmıştır. Çalışma, özellikle otomotiv sektöründe, işbirliğine dayalı değer yaratmanın Tedarik Zinciri Dayanıklılığı üzerindeki sonuçlarına ilişkin önceden araştırma yapılmamasından kaynaklanmaktadır. Araştırma, hem işbirliği hem de rekabet unsurlarını birleştiren işbirlikçi rekabete odaklanarak, tedarik zinciri aktörleri arasındaki işbirlikçi ve rekabetçi etkileşimlerin ortak değer yaratılmasına nasıl katkıda bulunduğunu ve bunun sonucunda genel tedarik zincirinin dayanıklılığını nasıl desteklediğini ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Araştırmada, eyleme geçirilebilir bilgiler toplamak için otomotiv endüstrisinden uzmanlarla yapılan Yarı Yapılandırılmış Mülakatlardan yararlanan nitel bir içerik analiz metodu kullanılmaktadır. Temel hedefler arasında işbirlikçi etkileşimlerden kaynaklanan uygulamaların, zorlukların ve kritik faktörlerin belirlenmesinin yanı sıra bunların Tedarik Zinciri Dayanıklılığı üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi yer almaktadır. Bu araştırmanın bulguları, hem literatüre hem de endüstriye önemli ölçüde katkıda bulunarak, işbirlikçi rekabete dayalı ortak değer yaratmanın henüz keşfedilmemiş boyutlarına ve bunun otomotiv sektöründe Tedarik Zinciri Dayanıklılığı üzerindeki etkisine dair değerli bilgiler sunacaktır.